Mevlana Sözleri

Reklamlar

İçeriğimiz Mevlana sözleri, Mevlana aşk sözleri, anlamlı Mevlana sözleri ve bu konularla ilgili başka yazılardan oluşmaktadır.

Bu konuda çok tartışıyorlar ve Mevlana hazretleri hakkında olup olmadık bilip bilmeden bir sürü iftira atıldığını düşünüyorum. Şu günlerde de bunu devamlı söyleyen hatta tv programlarında dile getiren bir grup var ki hiç hoş karşılamıyorum.

Mevlana Celaleddin Rumi’nin güzel sözlerinin bulunduğunu bu sayfamızda aradıklarınızın çoğunu bulacaksınız. Bunlardan başka bizim burada unuttuğumuz sizlerin bildiği sözü varsa lütfen yorum bölümünden eklemeyi unutmayın.

En Güzel Mevlana Sözleri

Mevlana Sözleri

İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.

Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman? Bilmem. Yeter ki o kapıda durmayı bil.

Bilmeyen ne bilsin seni gamlanma deli gönül, gönülden anlamayana bağlanma deli gönül.

Unutma, sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir.

Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Gönül ne tarafı işaret ederse, beş duyu da eteklerini toplayıp o tarafa gider.

Minareden düşenin parçası bulunur da, gönülden düşenin parçası bulunmaz.

Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.

Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yarimden de…

Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.

Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa gönül alamaz mısın?

Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın.

Mevlana SözleriEy canımın sahibi yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.

Aşk kalpten vurur, dost ise sırttan. Kalp iyileşir ama sırt hep kambur kalır.

Güzeli güzel yapan ‘edep’tir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.

Gönül, han değil dergahtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır.

Dilin aşkı yorumlaması güzeldir ama dile gelmeyen aşk daha güzeldir.

Ömründen nasibin, kendini sevgiliden mesut bulduğun andan ibarettir.

Her gönül bir tek sevgiliye dönüktür aslında lakin kıblesi yanlıştır bulduğunu sandığı şey gerçekte aradığı değildir. Kimisi bir gül yüzlü güzele meftun, kimisi bir ceylan bakışlı ya mecnundur, bazısı dünyaya kanmış, bazısı mala mülke aldanmıştır oysa. Her biri bir sevgili tarafından sınanmıştır.

Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm. Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.

Ey sevgili, ilacım da sensin, çarem de sensin. Yüz parça olmuş gönlümün nuru da sensin. Çaresiz gönlüm de, senden başka ne varsa hepsi yok oldu. Beni kimsesiz bırakma! Gel!

Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargın sın, yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok!

Mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerekir.

O kadar yakınsın ki, seni ben sandım. Sana o kadar yakınım ki, beni sen sandım. Sen mi bensin ben mi senim şaşırdım kaldım.

Sustum artık gönül hakkında bir şey söylemeyeceğim. Çünkü gönlün vasıflarını saysam, aklın almaz, gönül senin düşüncene sığmaz.

Ey gönül. Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir sevgiliyi aramakla geçiyor.

Hiçbir yere sığmadı aşkın, gönlüme sığdı yalnız. Şimdi gönlüme de sığmıyor, gözlerimden sızıyor.

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın.

Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür. Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?

Zor diyorsun, zor olacak ki imtihan olsun.

Mevlana Aşk Sözleri

Mevlana Aşk Sözleri

Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…

Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun.

Demiş ki Mevlana; Seni seveni zehir olsa yut. Seni sevmeyeni, bal olsa da unut.

Yanmak var, yanmak var. Odun yanınca kül olur, insan yanınca kul olur!

Yürek yorulunca ter gözden akar.

Öyle bir ‘yar’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Ve ben; dilek tutmadım hiç. Hep dua ettim: ‘ömrün ömrüme nasip olsun’ diye.

Mevlana SözleriKapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “Kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.

Ayıplarım seni ey gönül; hal bilmeze hal sorarsın, bülbül dururken kargadan gül sorarsın.

Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla.

Bana göre aşık öyle olmalı ki, şöyle bir kalkınca, her tarafı ateşler sarsın; her tarafta kıyametler kopsun.

Uğruna fedakarlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıp da kendine yük etme.

Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.

Aşk, altın değildir, saklanmaz. Aşkın bütün sırları meydandadır.

Yüreğimiz kıymet bilene emanet.

İnsanı gördüklerinden ibaret sayma, göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi, dışı sadece bir manzara.

Mevlana SözleriAşk ebedi olan sevgiden gayrı her şeyi yakmaktır.

Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar, ne de güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir.

Aşkın hikayesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Gülü gülene ver, kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir kıymet bilene ver.

Sen sadece sen değilsin; bensin, benimsin, bendesin.

Hiçbir hayale sığdıramadığım tek gerçeğim sin. Sevdim işte!. Ötesi de yok gerisi de.

Ey sevgili. Sen benim içten içe kanayan en derin yaram sın. Ne kadar özlendiğini bir bilsen, yokluğundan utanırsın.

Ey sevgili. Düşüncelerim, ipliği kopan tespih taneleri gibi dağılıveriyor sensiz. Şimdi gözyaşlarımdan inci yapmak isterdim sana.

Bir muammadır aşk, kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Senin aşktan yana nasibin varsa; dokunsan da yanacaksın dokunmasan da. İyi bil ki; bazıları hasrette yanar, bazıları vuslatta.

Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.

Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur.

Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun? Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.

Mevlana SözleriÜzülme; Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.

İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.

Ey can; kimseyi kırma. Sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz!.

Ya al götür geri kalanımı, ya da gel tamamla eksik yanımı.

Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir.

Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır.

Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.

Üzülme herkes ölür kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe.

Sıkıntı yok efendiler, dert; insana yol gösterir.

Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.

Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama gül başka, leş başka kokar.

Bize gözün değil, gönlün gördüğü yürek gerek.

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.

Dost acı söyleyen değildir. Acıyı tatlı söyleyebilendir.

Her insan bir yağmur tanesi gibidir. Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer.

Dediler ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur dedim ki, gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

Anlamlı Mevlana Sözleri

Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma, yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.

Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?

İstiyorsan Hakka varmayı, meslek edin gönül almayı, bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol, bağrında güller yetişsin.

Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengarenk gök kuşağı yağmurdan sonra çıkar.

Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Kibri bırak, alçak gönüllü ol.

Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. Aşık olmayana anlatsan da ben sen anlamaz. Hakka ulaşmak için yol desen kimse inanmaz. Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan yanmaz yanamaz.

Akıl ve iktidar Hakka ulaşma yolu değildir. Kul için aciz ve zayıflık gerekir..

Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki. Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.

Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?

Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.

Eğri ayağın gölgesi de eğridir.

Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.

Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, Neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anla.

Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.

Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.

Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.

Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile, gene aşk yolunu bilemez, şaşırır kalır.

Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.

Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.

Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.

Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?

Bütün mahlukat, Hakkın kudreti karşısında iğne önündeki gergef gibi acizdir..

Sevgilinin sırrı gönülde gizli olursa bil ki muradın çabuk olur..

Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.

Hakiki vaatlerden kalbe sevinç gelir. Yalan vaatler ise insana üzüntü verir..

Hiddet ve şiddet insanı şaşı yapar işini doğruluktan uzaklaştırır..

Gafil uyanık iken uykudadır. Onda uyanıklık daha çok uykudur..

Aşk renge ve kokuya bağlı (Zahiri) olursa o aşk değildir, kişiye utançtır..

Kendini noksan gören kişi, olgunlaşmaya on atla koşar. Kendini olgun sanan ise Allah(c.c)’a bu zannı sebebiyle ulaşamaz.

Duvarın gölgesi kendinden uzun olsa da neticede gölge aslına döner..

Nice kafirler vardır ki din sevdasındadırlar. Fakat namus, kibir, şu bu; onların maniaları halleridir. Bu, gizli bir bağdır, ama demirden beter. Demir bağı ancak balta kırar. Hz Mevlana

Kibrin ve kinin başlangıcı şehvetten (zenginliğe, dünyevi isteklere duyulan aşırı sevgiden) dir. Hz Mevlana

Kibir, hırs, şehvet kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar. Hz Mevlana

Böbürlenerek başlar kıran kişiye ne Allah(c.c)’ın merhameti nasip olur, ne halkın. Hz Mevlana

Kibirlenme, aşağılık adamlara karşı olursa güzeldir, iyidir. Fakat kendine gel, tersine hareket etme; bu senin yolunu bağlar.

Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır.

Kısa Mevlana Sözleri

Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.

Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.

Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Kötülük yaptın mı kork! Çünkü o bir tohumdur. Allah yeşertir, karşına çıkarır.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir. Kıymet bilene ver.

Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.

İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.

Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.

Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.

Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.

Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş, yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.

Kim, ne olursa olsun, sevgili bizim olsun tek, canı, canımız olsun.

Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.

Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.

Sen Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.

Yok, dünyada hicrandan daha acı ne istiyorsan et de onu etme.

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.

Bilmez misin ki cevap vermemek de cevaptır.

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.

Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

Çektirilen acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına düşer.

Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

Kusur arıyorsan, tüm aynalar senin.

Harf’ler yetmedi anlaşılmama, bari hâl’den anla.

Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.

Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.

Çoban uyudu mu kurt emin olur.

Yürek yanmadıkça, göz yaşarmaz.

Dert daima insana Mevlana Sözleri yol gösterir.

Testide ne varsa dışına o sızar.

Sual de bilgiden doğar, cevap da.

İki kişinin bildiği sır değildir. Kötülerin övülmesi arşı titretir.

Burada bizlerin yazmadığı yada yazmayı unuttuğu farklı Mevlana Celaleddin sözleri sizde varsa lütfen aşağıdaki yorum bölümünden bizlerle paylaşın herkes yararlansın.

Reklamlar

"Mevlana Sözleri" için toplam 122 yorum yapmış

  1. Mehemmed   19 Şubat 2018 at 04:55

    Ey gönül ne tuhaf değil mi; şah damarından daha yakın bir sevgiliyi
    Ömür boyu arıyorsun…!

    Cevapla
  2. saciye   06 Aralık 2017 at 17:39

    En önemlisi aşkı bilene vereceksin vermeyene verirsin gözlerin konuşur o zaman

    Cevapla

Leave a Reply

Your email address will not be published.