Depresyon Sözleri

Depresyon Sözleri Uzun ve Kısa

Herkes kimi zamanlarda bu tür bunalım zamanlara denk gelir ve belli bir süre etkisinde kalır. Bunun sebepleri ve belirtileri oldukça fazladır ama konumuz depresyona sokan sözler olacak arkadaşlar.

Depresyon SözleriHayallerim var gerçek olmayan umutlarım var bir türlü hayallerime ulaşamayan bir sevdiğim var uzaktan bile görülmeyen bir derdim var çaresi ölüm olan.

Hep içine atan hiç bir şeyi kafasına takmıyor gibi görünen mutluluk rolü oynayan kız artık rolünü iyi oynayamıyor.

Daha da sessizleşiyorum her geçen günde daha da hissizleşiyorum her hissizleştiğimi fark ettiğimde ölüm yine aynı yerde aynı saatte çıktı karşıma ama bir şey eksikti ve ben hala gülmekteydim çünkü sen çoktan ölmüştün.

Her gün sevda çekipte gülünmüyor değil mi? Bir güzelden başkası sevilmiyor değil mi? Hani bensiz olurdun, olunmuyor değil mi?

Acının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim.

Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kapılıp gülü bıraksa da, gül yıldızlara kanıp güneşi unutmaz

Sesini duysam da her an yüzünü görmek değil özlediğimi bil her an. Hiçbir şey yüzünü görmek gibi değil.

Yine akşam oluyor, yine kalbim yanıyor, sensiz bahar gelmiyor, sevgilim sen olmayınca bahçemde güller açmıyor.

Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün, bu ayrılık şarkılarını kurşuna düzeceğim. Seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

Seni sordum sokak lambalarına; bekleme boşa gelmez dediler. Boynumu büküpte baktım onlara, halime bakıp zavallı dediler.

Bir eski dost gibi hatırla beni. Bir selam ver yeter. Unutmuş olsan da eski günleri. Adımı ara sıra an yeter.

An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler bilir misin? İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.

Önceleri hasreti hiç tatmadım. Yarimden hiç ayrı kalmadım biter diye takvimlere baktım. Zor geldi ayrılık alışamadım.

Hep kalanlara gidenleri kattım. Bir gün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım yine bir tane sen etmediler.

Bir ömür boyu seninleyim desende istemem artık. Çünkü sen rüzgarın coşturduğu bir toz bulutusun. Bugün bana esersin yarın ellere…

Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı

Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim. Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.

Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan .

Yine dert tasa keder her şey beni bulur. Hayatın anlamı bu mudur?

Yalnız yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını. Herkesin yüzü gözü ıslak, başları eğik benim hep olduğum gibi.

Yürüdüğümüz yollardan geçtim fark; yalnızlık şimdi tek başıma odamdayım soğuk ve karanlık!

Bitmez dediğim her şey bitti gitmez dediğim herkesin gittiği gibi.

Ölmek için sebebim yok ama yaşamak içinde sınırdayım.

Beni hayallerimin bittiği yere asın!

Hayat bir kez daha ağıtlar yakıyor günahlarıma aynaların aykırı titreşimlerinde görüyorum ruhunu. Tutunmaya çalıştıkça nefeslerine ellerin itiyor beni yine kendi içime ve sözlerinle baş başa kalıyorum.

Göklerin inleyen efendisi çağıldayan ruhunla varlığıma lanetini üfle bir kez daha üfle ki asırlardır kendi karanlığında çürümeye mahkum edilen bu ucube tenimin her bir hücresi son kez kavrulsun ve acılı kıvranışlarım anlam bulsun.

Yalnızım yapayalnız hayat yolunda belki arkamdan gelenler var ama bakmazlar bana beni güldürün ama ağlarım ben bedenim alışmış ne de olsa

Karanlık bir ışıkla dehşet verir aslında çünkü yalnız kalamazsın gölgen vardır yanında.

Yalnızlığımı örttüğüm yalnız bedenler de terk etti beni.

Yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde, yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız.

İnsanlar depresyonun hüzün, ağlamak ya da siyah giyinmek olduğunu sanırlar; fakat yanılırlar. Depresyon bir uyuşukluk halidir.. Sabahleyin tekrar yatmak için uyanmaktır.

Tedavisi mümkün olmayan şizofren bir aşktı benimkisi. Hangi doktora gittiysem ayrılık yazdı reçeteme… Ve ekledi; Her gün ölünecek.

Ve ağlamak anadilidir tüm dillerde ayrılığın!

Aşk mı dedin bana saçmaladın. Seni seviyorum diyene inanma yol ver beni en son bırakıp da gidende beni her şeyden çok severdi boş ver.

Gözlerinin rengi ne olursa olsun gözyaşlarının rengi hep aynıdır.

Ölümden korkum yokta kefen tarzım değil.

Siz boktan fani dünyanızda sürtük gibi yaşarken ben sonsuzluğumda ölüyorum.

Ben hayatı çevrim dışı yaşıyorum hayat beni engellese ne olur?

Karanlık dehşet vericidir ama korkuttuğu için değil, olanları sakince ve tek başına düşünme olanağı sunduğu için.

Kanayan yaralarına kan dursun diye başka bedenler basarsan mikrop kaparsın.

Enjekte ettim tüm hayallerimi karanlığa! Aydınlığın hapsolduğu karanlığında özgür bırakıldığı yerde son çırpınışları ruhumun.

Şizofrenik ruhum intihara meyilli ölmek istiyor ölemiyorum.

Çığlık istiyor kulaklarım ya atmalı derinden yada attırmalı derinlerden!

Ruhum karanlıklara bedenim sana ait.

Nefret ve acının birleşimiyim ben. Ağlamak felsefem öldürmek eğlencem.

Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor sen yoksun diye inan dertliyim kederliyim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum.

Sen sigara dumanın altında yana yana en sonunda kül oldun, sen kibritin hiç yanmayan ucundan birinin hayatından geçmiş oldun!

Ölmek dünyada unutulup gitmekmiş, ölmek bir kefen giymekmiş, ölmek o soğuk o korkunç ve o kara toprağa girmekmiş… Yok be aşkım asıl ölmek “sensizlikmiş”

Bir umuttu yalnızlık bir şeyleri paylaşamamaktı belki, gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belkide, belki belkilerle dolu bir hayattı bu….

Ben sensizdim. Akşamın yaklaştığı saatlerde kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı..

Vaktinden önce çiçek açmaz rüzgara kelepçe vurulmaz. Bende sen bitmedikçe veya bende ben ölmedikçe sana olan bu sevgim bitmez.

Her deniz bir martı, her rüya bir uyku, her nota bir şarkı, her mezar bir ölü, her ağaç bir kök bulurda ben başka bir sen bulamam.

Yalnızım yapayalnız hayat yolunda belki arkamdan gelenler var ama bakmazlar bana beni güldürün ama ağlarım ben bedenim alışmış ne de olsa.

O kadar umutsuz, çaresiz, yalnız ve mutsuzum ki, hiçbir şey yapmak, kimseyle görüşmek istemiyorum, yarınımı, sonraki günümü bile göremiyorum.

Değersiz olmanın nasıl bir şey olduğunu bilemezsin. Ne yaptığın kimsenin umurunda olmaz. Ben hayatımın her gününü bu şekilde yaşıyorum.

İnsanın her gece kendisini ölmeye yatırıp her sabah canlı bulmasıdır depresyon.

Her gün sevda çekipte gülünmüyor değil mi? Bir güzelden başkası sevilmiyor değil mi? Hani bensiz olurdun, olunmuyor değil mi?

Ne kadar ağır olsa da böyle yaşamak, bana ihtiyacı olan insanlar için ayakta durmaya çalışıyorum.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek değil özlediğimi bil her an. Hiçbir şey yüzünü görmek gibi değil.

Hayallerim var gerçek olmayan umutlarım var bir türlü hayallerime ulaşamayan bir sevdiğim var uzaktan bile görülmeyen bir derdim var çaresi ölüm olan.

Çözümsüzlük, isteksizlik, boş vermişlik, yok olma isteği ama halinin olmamasıdır depresyon.

Hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım sıkılıyor.

Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum.

Ben aslında hep yalnızdım. Sadece birileri gelip gidiyordu.

Sadece kafana sıkmak istiyorsun ama ellerin titremeden şarjöre mermileri bile dizemiyorsun.

Hiç ayrılmayacak gibi önce, sonra hiç kavuşamayacak gibi sımsıkı güldüler birbirlerine. Biri uzağa gitti, biri hep uzaklara baktı geceleri.

Depresyon nasıl bir şey diye sordu. Sen boğulurken etrafındaki herkesin nefes aldığını görmek gibi dedim.

Beni hayallerimin bittiği yere asın.

Birkaç gerçek önündeyim, yine çıktı bak tansiyon. Bir depresyon otelindeyim, adı dünya, tam pansiyon.

Ölmek için sebebim yok ama yaşamak için de sınırdayım.

Yürüdüğümüz yollardan geçtim. Fark; yalnızlık. Şimdi tek başıma odamdayım soğuk ve karanlık.

Şizofrenik ruhum ölüme meyilli. Çay mı demleyip içsem ,intihar mı etsem bilemiyorum.

Depresyon dedikleri bu mu? Sanki yavaş yavaş her şeyden ve herkesten vazgeçiyorum.

Bitmez dediğim her şey bitti. Gitmez dediğim herkesin gittiği gibi.

Leave a Reply

Your email address will not be published.