Ahmet Telli Sözleri

Reklamlar

Ahmet Telli Sözleri

1946 yılında şimdiki Karabük’e bağlı olan Eskipazar doğumlu Türk şair ve yazar olan Ahmet Telli aşk sözleri de çok meşhurdur.

ahmet-telli-sozleriİşte Ahmet Telli Özlü Sözleri

Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün.

Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde.

Dedi ki o: Yoruldum insan olmaktan İnsan yorulur bazen insan olmaktan.

Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.

Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de.Özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun.

Sesim yoktu. Karanligin karninda yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf’tum belki.

Hiç özlemedim seni, özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.

Biten bir aşk için Söylenecek söz şu olmalı: – Güzeldi yine de…

Yüreğim diyorum, kekeme, alıngan, serseri yüreğim sen nerden bilebilirsin bir şiirin nasıl yazıldığını.

Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.

Hangi şehirde yoksan ben kayboluyorum orada.

Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.

Ömrüm diyorum şimdi ömrüm Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız Öyle kal çünkü bu dünyada Sana en çok mutsuzluk yakışıyor.

Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.

Reklamlar

Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar Bir de gülüşün eklenir kimliğime .

Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize.

Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın, kaybedilmeye değer en güzel anında bitirilmişse eğer.

Kapağı açılmayan kitaplar, unutulmuş aşklar gibidir. Kitaplardan söz edelim.

Söz de sararır biterken bir aşk.

Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.

Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu.

Bunca acıyı Bunca aşkı Nasıl da sığdırmışsın yüreğine İstersen al Koy kendi ellerinle …Fırtınaları da Sen Yüreğin kadar büyüksün Unutma.

Aşklar mı diyordun, anladım Senin incindiğin, benimse Yollara düştüğümdür yeniden.

Beni artık kimseler aramasın, Aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın…

Büyülendim ama büyüyemedim Aklım ermedi aynalara ve suya Yüzümü gösterip kalbimi neden Sakladıklarını öğrenemedim Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.

Gün biter gülüşün kalır bende…

Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir. Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.

Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi…

Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün.

Reklamlar

Leave a Reply

Your email address will not be published.