İngilizce Atasözleri

Son Güncelleme: 26.11.2019 14:20

İngilizce Atasözleri ve Türkçe Anlamları

Hazırlarken Türkçe karşılıklarını da verdik çünkü bazı arkadaşlar bilmeyebilirler ve ödevleri olan genç arkadaşlarımızda bu sözlerden yararlanabilirler. Türkçeden İngilizceye çevrilmiş atasözleri de bu yazımızda bolca karşınıza çıkacak. Ayrıca İngilizce bilmeyenler Türkçe anlamlarıyla açıklamaları da burada yayınlanmıştır.

İngilizce Atasözleri

Two cunning men will not try to make a dupe of each other
İki cambaz aynı ipte oynamaz

Talk of the devil and you’ll see his hoofs
İti an çomağı hazırla

Beauty is in the eye of the beholder.
Güzellik bakanın gözündedir.

A friend in need is a friend indeed
Dost kara günde belli olur

A change is as good as a rest
Tebdili mekanda hayır vardır

Don’t teach your grandmother to suck eggs
Tereciye tere satılmaz

A picture is worth a thousand words.
Bir resim, bin söze bedeldir.

Cleanliness is next to godliness
Temizlik imandan gelir

Do as the Romans do when in Rome
Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin

A picture is worth a thousand words.
Bir resim, bin söze bedeldir.

Speech is silver, but silence is gold
Söz gümüşse sükut altındır

The early bird gets the worm
Sona kalan dona kalır

Keep your friends close and your enemies closer.
Dostlarını yakın, düşmanlarını daha yakın tut.

He that laughs last laughs best
Son gülen iyi güler

Never look a gift horse in the mouth.
Hediye atın dişlerine asla bakma.

Once burnt twice shy
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer

Good words are worth much, and cost little
Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır

Throw out a sprat to catch a mackerel
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez

You can lead a horse to water, but you can’t make him drink.
Bir atı suya götürebilirsin, ama içmesini sağlayamazsın.

All his geese are swans
Karga yavrusunu şahin görür

Hope for the best, but prepare for the worst.
En iyisini umut et ama en kötüsü için hazırlan.

As you make your bed, you lie on it
Kendi düşen ağlamaz

Spare the rod and spoil the child
Kızını dövmeyen dizini döver

The apples on the other side of the wall are the sweetest
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür

Nothing venture, nothing have
Korkak bezirgan ne kar eder ne ziyan

People who live in glass houses should not throw stones.
Camdan evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmamalıdır.

Covards die many times before their deaths
Korkunun ecele faydası yoktur

The grass is always greener on the other side of the hill.
Tepenin diğer tarafında çim her zaman yeşildir.

The rotten apple injures its neighbours
Körle yatan şaşı kalkar

Bad news travels fast
Kötü haber tez yayılır

As you sow, so you shall reap
Ne ekersen onu biçersin

Christmas come but once a year
Papaz bir kere pilav yer

Who pays the piper calls the tune
Parayı veren düdüğü çalar

The squeaky wheel gets the grease.
Gıcırdayan teker yağı alır.

Everything comes to him who waits
Sabreden derviş muradına ermiş

Don’t put all your eggs in one basket.
Tüm yumurtalarını aynı sepete koyma.

All well that ends well
Sonu iyi biten herşey iyidir

It’s not over until the fat lady sings
Dereyi görmeden paçaları sıvama

An apple a day keeps the doctor away
Güneş girmeyen eve doktor girer

Give a dog bad name and hang him
Adamın adı çıkacağına canı çıksın

A quiet baby gets no suck
Ağlamayana meme yok

Better late than never
Geç olsun güç olmasın

Easy come, easy go
Haydan gelen huya gider

Barking dog never bites
Havlayan köpek ısırmaz

Good things come to those who wait.
İyi şeyler bekleyenlerin (sabredenlerin) başına gelir.

It never rains, but pours
Aksilikler hep üst üste gelir

Your mother alone will be wail on you
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar

You can’t teach an old dog new tricks
Ağaç yaşken eğilir

Save up something for a rainy day
Ak akçe kara gün içindir

Every cloud has a silver lining
Her felakette bir hayır vardır

All that glitters isn’t gold
Her sakallıyı deden sanma

A penny saved is a penny earned.
Biriktirilmiş bir kuruş, kazanılmış bir kuruştur.

Man make houses, women make homes
Yuvayı dişi kuş yapar

Better lose the saddle than the horse
Zararın neresinden dönülürse kardır

A rolling stone gathers no moss
Yuvarlanan taş yosun tutmaz

If the cap fits, wear it
Yarası olan gocunur

One man’s trash is another man’s treasure.
Birinin çöpü diğerinin hazinesidir.

Cheats never prosper
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar

Too many cooks spoil the broth
Horozu çok olan köyde sabah erken olur.

If you can’t beat ’em, join ’em.
Eğer yenemiyorsan, onlara katıl.

All good things must come to an end.
Her iyi şeyin bir sonu olmalıdır.

Don’t bite the hand that feeds you.
Seni besleyen eli ısırma.

Easy come, easy go.
Kolay gelen, kolay gider.

If it ain’t broke, don’t fix it.
Kırık değilse, tamir etme.

Actions speak louder than words.
Hareketler sözlerden daha yüksek sesle konuşur.

You can’t make an omelet without breaking a few eggs.
Birkaç yumurta kırmadan omlet yapamazsın.

Buradaki sözleri beğenmediniz mi hadi o zaman siz bildiğiniz İngilizce atasözlerini yazında görelim. Nazlim.Net

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir