Kemalist Sözler

Kemalist Sözlerİçeriğimiz Kemalist sözler kısa, Kemalist olmak ile ilgili sözler ve bu konularla ilgili başka yazılardan oluşmaktadır.

Son günlerde ülkemizin yaşadığı durumlar sebebi ile artan Kemalizm, kendi aralarında saflarını daha da sıklaştırmış görünüyor. Bundan dolayı bilmek öğrenmek isteyenler için bizlerde bu yazımızda ünlü ve amatör kişilerin söylediği sözleri paylaşacağız.

Bir bakıma Kemalizm demek Türk milliyetçiliği gibi aynı değerlere sahip olmak demektir ki kurucu ideolojisi de zaten kendisidir. Atatürkçü düşünce ve ortaya koyduğu inkılaplar bu ideolojinin temellerini oluşturur. Hadi başlayalım:

Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Milli mücadelelere şahsi hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için el birliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.

Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur İşte parola budur.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Atatürk’ü sever misin? Hangi evlat babasını sevmez ki.

Atatürk’ü sevmeyen adam diye bir şey olmaz. Çünkü; Atatürk’ü sevmeyen adam olamaz.

Babam, “ne olursa olsun şerefinle yaşa derdi.” O gün bu gündür Atatürkçüyüm.

Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.

Gerçi bize milliyetçi derler Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.

Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyete sahip çıkmak, Çanakkaleyi, Kurtuluş Savaşını kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir Türk dili, nazlim.net dillerin en zenginlerindendir Yeter ki, bu dil şuurla işlensin Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

Kemalist Şiirler

ATATÜRK’E SESLENİŞ

On bin yıl herkese boşa baş vurduk;
Bütün bir ırk,seni aradık durduk,
Sana geldik sonsuz mesafelerden;
Sıyrıldık sayısız efsanelerden

Tek sana inanan akıllarız biz!
Sen selsin mecranda çakıllarız biz…
Her yıl biz o damar,her yıl okan sen;
Bak;Kalblerden çağıl çağıl akan sen.

Seninle gönüller her an temasta
“Atatürk” dendi mi doğrulur hasta
“Atatürk” dendi mi dolar gözümüz;
“Atatürk, Atatürk” bu, baş sözümüz.

Başını bekliyor her boş duran diz;
Biz bir gün saparsak fırlar kalbimiz.
Yola düşer birden açtığın izde;
Adın besmeledir her işimizde.

Açan al gülümüz her sonbaharda,
Yarın bir iskelet olsak mezarda.
“Atatürk” çığrışır kemiklerimiz,
Nimetinle dolu iliklerimiz…

Behçet Kemal ÇAĞLAR

—-

BİZSİZ GİDİYOR

Fecre benzettiği bayrakla kefenlenmiş Ata,
Çıktı bir kor gibi mermer kapısından sarayın.
Gönlümüz, bayrağı öğrendiği günden beri ta
Duymamıştır bu kadar hüznünü yıldızla ayın!

Gidiyor, gizleyerek sır gibi bizden sesini,
Çıkıyor, ilk olarak bir yola Başbuğ bizsiz.
Biz, ki dünyada, bırakmazdık onun gölgesini,
Bu ne hicranlı seferdir ki beraber değiliz.

Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil,
Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun.
Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil,
Göreceksin, duruyor kalbimiz üstünde putun!

Sen ki Gayya’ya düşen on yedi milyon Türk’ün
Dehşetinden sararırken yüzü yaprak yaprak,
Onu bir hızla çevirmiştin ölümden daha dün:
Tunç elin, yalçın iradenle kolundan tutarak.

Ve bugün on yedi milyon geliyor bir yere de,
Ebedî yolculuğundan seni döndürmek için
-Onu yoktan var eden sendeki derman nerede?
Gücü ancak yetiyor kabrine yüz sürmek için

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

—-

ÇANKAYA

Ey neftî gölgesinden uzanıp birkaç dalın
Şeref rüyalarına dalan yeşil Çankaya!
Nasıl kanatlarını sakladın o kartalın,
Nasıl yettin yıllarca onu barındırmaya?

O ki sarsıntısından taçlar düşerdi taçlar,
Nasıl saydın korkmadan göğsünün çarpışını?
Nasıl ateş almadı onu görmüş ağaçlar,
İçinde yanan güneş yakmadı mı dışını?

Arzı oynatmak için yeterken her adımı
Yanardağlar bulurken kül olmuş her yığın dağ,
O seni yıkmadı mı, o seni yıkmadı mı?
O eşsiz kahraman ki dünya ağırlığında:

On milyon bel iki kat olmuşken eğilmeden
Onda on beş milyonun boynu birden uzaldı,
Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden
Taptığımız ne varsa hepsi ondan şeklaldı.

Şeref rüyalarına dalan yeşil Çankaya,
Gölgesi baş döndüren bu sırrı anlat bize:
Nasıl yettin yıllarca onu barındırmaya,
Seni böyle ebedî kılan hangi mucize?

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

Leave a Reply

Your email address will not be published.