Ünlü Şairlerden Atatürk Şiirleri

Son Güncelleme: 10.09.2020 07:28

Ünlü şairlerden Atatürk şiirleri kısa sayfamızda, hepimizin çok iyi tanıdığı şairlerimizden Atatürk hakkında şiirleri okuyacaksınız.

Ünlü Şairlerin Atatürkle İlgili Şiirleri

Atatürk’üm eğilmiş vatan haritasına
Görmedim tunç yüzünde böylesine geceler
Atatürk neylesin memleketin yarasına
Uçup gitmiş elinden eski makbul çareler

Nerde istiklal harbinin o mutlu günleri
Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
Hiç sanmam öyle ağarsın bir daha tan yeri
Atatürk’üm ben ölecek adam değildim der.

Git hemşehrim git kardeşim toprağına yüz sür
Odur karşı kıyadan cümlemizi düşünür
Resimlerinde bile melül mahzun düşünür
Atatürk’üm kabrinde rahat uyumak ister.

Cahit Sıtkı TARANCI

Gazimize Şiiri

Gel! Seni genç, ihtiyar ellerinde taşısın;
Sevinçten ağlıyoruz, gözümüzün yaşısın!
Kara günlerimizde bize can yoldaşısın.
Sen dünyalar durdukça bu milletin başısın.

Yeniden şan ver bize, yeniden can ver bize,
Sensin Reisicumhur, bu şeref yeter bize!
Görün ey nur bakışlım! Yüzünü göster bize,
Gel! Seni genç ihtiyar ellerinde taşısın!

Sen sağken gönlümüzün ufku değil bulutlu,
Sana da kutlu olsun bugün, bize de kutlu!
Halka böyle saadet, böyle talih ne mutlu,
Sevinçten ağlıyoruz, gözümüzün yaşısın!

Gönlümüz gamlı değil, kalbimiz küskün değil,
Bu düğün yeryüzünde görülmüş düğün değil,
Ey yüceler yücesi! Dün değil, bugün değil,
Sen dünyalar durdukça bu milletin başısın.

Yusuf Ziya ORTAÇ

Niçin Şiiri

Bu halkın başında bir kahraman var,
Şan onundur ama millete yarar.
Haklıdır bu şandan korksa düşmanlar
Dostlardan da varmış tiksinen, niçin?

Arttıkça bu dâhi Türk’ün şöhreti
Dağılan milletin arttı vahdeti
Sulhta da faydalı böyle kuvveti
Yıpratmak daha harp bitmeden niçin?

Toplandı Lozan’da dostlar, düşmanlar
Lloyd George saçıyor yine bühtanlar
Lazımken müttehit olmak bu anlar
Ayrılanlar varmış sürüden niçin?

Millet fedâidir kahramanına
Kim taş atabilir onun şanına?
Dil uzatma sakın Türk aslanına!
Anlatayım sana bilmezsen niçin…

O milli dehanın tam Kemâl’idir
Türk’ün hem celali, Hem cemâlidir
Mefkure görünmez, o timsâlidir
Mefkureye çattın, söyle sen niçin?

Uyanık bulunun ey Türk gençleri!
İrtica sevemez bu hür rehberi
Susturun mantıkla, kin güdenleri
Borcumuz savaşmak ebeden, niçin?…

Ziya GÖKALP

Şu Sonsuz Koşu Şiiri

Samsun’a ayak basmış kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü.
Bir sonsuz bir sabahtayız… o uyusun,
Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir saban Samsun’dan yola
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağım Ankara kalesinde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

19 Mayısın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı.
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

Ceyhun Atuf KANSU

Adına Yazdığım Şiirlerden Şiiri

Mavi bir aydınlık doğuyorsa yüreğime
Mutlu bir geleceğim varsa
Özgürsem yenilmemişsem güç giriyorsa bileklerime
Sendendir.

Saban ardında gülüyorsa çiftçinin gözleri
Demiri daha iyi dövüyorsa eller
Güçlüyse uyanıksa kıvançlıysa
Seni düşündüğümdendir

Övgüler yazıyorsa bütün şairler
Düşüncelerdeysen diller seni söylüyorsa
İlk adını öğreniyorsa çocuklar
Büyüklüğündendir.

Yas tutuyorsak milletçe her on Kasımda
Ağlıyorsa yüreğimiz susamışsak yanmışsak
Destanlar söylemişsek büyük adına
Sana inandığımızdandır.

Ethem YAZGAN

Büyük Misafir Şiiri

Bir sevinç incilemiş gözleri yaşlar yerine,
İzi üstünde gül açmış kapanan her yaranın.
Bir bahar yağmuru halinde derinden derine
Çağlıyor her yanı alkışla yeşil Marmara’nın.

Bu misafirdir, inan memleketin neyse varı,
Böyle bir yüz mü görür bir daha fâni ömrün?
Gelin ay Bahr-i Muhit’in köpüren dalgaları,
Kırk asırlık yolu bir hızda alan Türk’ü görün

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

Gaziye Tarih Şiiri

Onu tarihe sorun, yoktur eminim bir eşi,
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneş!
Sözü halkın dilidir, gözleri hakkın ateşi,
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!!

Yurdu sarmıştı karanlık, onu yırtıp atan O.
Soğuyan kanlara bir başka hararet katan O.
Kararan gözleri bir lahzada aydınlatan O.
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!

İnkılap ordusu nur ordusunun rehberidir,
Milletin şehperidir, memleketin şehperidir,
Onu beklerdi vatan bunca zamandan beridir,
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!

Ayrılıp Çankaya’dan Hazreti Gazi geliyor,
Saçının huzmesi zulmetleri ok ok deliyor,
Şehre kalbindeki tarihi alıp yükseliyor:
“Bu güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!”

Yusuf Ziya ORTAÇ

Atatürk’ün Cenazesini Ankara’da Karşılarken Şiiri

Gene on beş sene evvel gibi Gazi geliyor,
Gene on beş sene evvelki kadar yükseliyor.

Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı;
Yıldırımlar gene bir eski silâh arkadaşı.

Ölümün bitmeyen ufkunda yatarken gene sağ;
Bir avuç toprak olurken gene yüksek, gene dağ.

Gene bir memleketin satveti bir tek emeli.
Koca bir yurdu tutarken gene sapsağlam eli.

Çürüyen göğsü için takızaferler gene dar;
Gene sağdır, gene sağlamdır O, hem dünkü kadar.

Ona hicranla… hayır, sade taabbütle eğil;
Ölüdür; doğru, fakat öldüğü hiç belli değil.

Mithat Cemal KUNTAY

Mustafa Kemaller Tükenmez Şiiri

Tükenir elbet
Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün göçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın kasımlarda
Fatihler, Kanuniler ölmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Halim Yağcıoğlu

Kemalim Kemalim Atatürk Şiiri

İzinde yürürken kendim bulduğum;
Önderim Kemal’im, başım Kemal’im
Her bir karışına kurban olduğum;
Toprağım Kemal’im, taşım Kemal’im

Sevda bu, uğruna başım koymuşum.
Onu ben yaşamış, onu duymuşum.
Doyduysam şerefle şanla doymuşum.
Ekmeğim Kemal’im, aşım Kemal’im.

Kasımı sevmedim, oldum olası.
En büyük muradı yiğitler alası.
Gözüm gözlerinden ayrı kalası.
Hazanım Kemal’im, kışım Kemal’im.

Cudi’de Gabar’da Mehmet nidası.
Sana benzer bakışı, sana edası.
Canını hediye edip vedası.
Ağıtım Kemal’im ,yaşım Kemal’im.

Bir kara duman ki ufkumu bürür.
Kubilay el sallar, Ardahan görür.
Nene Hatun merttir ön safta yürür.
Erzurum Kemal’im, Muş’um Kemal’im.

Bir yaban kuş konsa tutar atarım.
İş vatansa büyük lokma yutarım.
Atadan yadigar meslek tutarım.
Uğraşım Kemal’im, işim Kemal’im.

Bendeki bu sevda düşmana düden.
Hain anlamaz ki kısır döngüden.
Ne kılıçtan korktum ne de süngüden.
Yüreğim Kemal’im, döşüm Kemal’im

İbrahim ŞAŞMA

Mustafa Kemali Düşünüyorum Şiiri

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyorlar cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal’i gibi

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı
Yine bizimle beraber her yerde
Yaşıyor dört köşesinde vatanın,
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda;
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Atatürk Şiiri

Türk’ü ölümden
Odur kurtaran
Odur yeniden
Türklüğü kuran.

Yaptığı ordu
Düşmanı kovdu.
Ulusu, yurdu
Odur yaratan.

Türk’ün dileği
Onun ereği.
Yüce yüreği
Türklüğe vatan.

Bu memleketi,
Cumhuriyeti
Canıyle etti
Bize armağan.

Atamızsın sen,
Adımız senden.
Yürür izinden
Sana inanan.

Ülküm yürüsün,
Türklük büyüsün
Sen Atatürk’sün
Ey yüce Başkan!

Hasan Ali YÜCEL

Mustafa Kemal’in Kağnısı Şiiri

Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.

Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafifletir, inceden inceden.

İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal’in kağnısı.
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım,
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

ATATÜRK

Ey sanki alev saçlı zafer küheylaniyle
Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın,
Bir şimşek çağlayanı haliyle Türk kanıyle
Aldığı şâna lâyık bir tarihde bir Sen varsın.

Erişmez vasfına hiçbir rebabın sesi
Sen yükseksin ilhamın yıldızlı göklerinden,
Dehâdan kanatlanan kılıcının şulesi
Ebediyette olmuş bir murassa kasiden,

Kızıl gökte parlayan Ay-yıldız’ın nurusun.
Sen en büyük milletin, Türklüğün gururusun
Bu yurdun timsalisin bugün bütün cihanda
Gözler, gönüller senin, senin şeref de şan da!

Enis Behiç KORYÜREK

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir