29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajları

Son Güncelleme: 24.11.2019 15:26

En Güzel 29 Ekim Mesajları 2020

cumhuriyet bayramı mesajlarıSayfamızda 29 Ekim 1923 Cumhuriyet bayramı ile ilgili mesajlar bulabilirsiniz. Herkes tebrik edebilir kutlama yapabilir ama bunu nasıl yazacağını bilemeyebilir. Bizlerde bu amaçla bu yazımız içerisine 29 ekim ile ilgili sözler hazırladık ve sizlere sunduk.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Sözleri ve Mesajları

Bu ülkeye Osmanlı’dan sonra gelen sistem bence Türkiye açısından da en uygun sistemdir. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk bu konu hakkında öyle anlamı derin ve bizlere ders verecek şekilde sözler söylemiş ki burada sadece bir kısmını yazabildik.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajlarını, Atatürk ile ilgili yazıların daha yoğun olarak yayınladığı sayfamızda bulunmaktasınız. Cumhuriyet Bayramı ile ilgili güzel sözler hakkında sizlerinde söyleyecekleriniz yazacaklarınız varsa yorum bölümünü kullanabilirsiniz.

Cumhuriyet, toplumu ümmetten ulus, bireyi kuldan yurttaş konumuna yükselten bir Aydınlanma Devrimidir. 29 Ekim, bir doğuşun, bir devrimin, kısacası bir mucizenin yıl dönümüdür.

Dünya tarihinde seçkin yeri bulunan Türk Devrimi, 20. yüzyılın en büyük çağdaşlaşma hareketlerinden biridir; Türkiye’nin çağdaş ülkeler ve değerler sistemine girebilmesini, orada kalabilmesini sağlamıştır.

Yüce Önder, “Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve biçimi ile uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. Devrimimizin temel ilkesi budur” sözüyle, Türk Devriminin çerçevesini ortaya koymuştur.

Ulusumuzu demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler gibi evrensel değerlerle buluşturan Cumhuriyet yönetimi, köklü değişim sürecinin temeline laiklik ilkesini yerleştirmiştir. Laiklik, Türkiye Cumhuriyetinin yeniliklere açık, aklı ve bilimi ön plana çıkaran en temel niteliğidir.

Türkiye Cumhuriyetinin vazgeçilmez önemdeki niteliklerinden biri de, ulus devlet olmasıdır. Türkiye Cumhuriyet’i ulusal sınırlar içinde, aynı geçmişi ve geleceği paylaşan yurttaşların oluşturduğu bir ulus devlet olarak kurulmuştur.

Cumhuriyet, etnik kökeni ne olursa olsun tüm yurttaşlarını Türk Ulusu çatı kimliğinde birleştirmiştir.

Her karış toprağıyla bölünmez bütün olan ülkemiz Edirne’den Kars’a, İzmir’den Hakkari’ye, Sinop’tan Hatay’a, Türk Devleti’ne yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkesin ortak yurdudur.

Tekil devlet yapımız, ulusal birliğimizin, huzurun ve toplumsal barışın en önemli güvencesidir. Tekil devlet yapımızın, ülke tümlüğünün, ulusal birliğimizin sonsuza kadar korunacağından kimse kuşku duymamalıdır.

Demokrasi ilkesinin en yeni ve akılcı uygulamasını sağlayan hükumet biçimi cumhuriyettir.

Türk ulusunun yaratılışına en uygun olan yönetim cumhuriyettir.

Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir.

Cumhuriyet düşünce, beden ve bilim bakımından güçlü koruyucular ister.

Geleceğe güçlü biçimde ulaşabilmek, Cumhuriyetimizi korumak ve yaşatmakla olanaklıdır.

Sağladığı kazanımlar gözardı edilerek, temel niteliklerinin tartışmaya açılmak istenmesi, Cumhuriyet’in felsefesiyle bağdaşmayan, üzüntü verici bir durumdur. Bağnaz düşüncelerin etkisinde kalarak, yapılanları küçümsemek ya da ön yargıyla yaklaşmak, yurdumuzu kurtaranlara, Cumhuriyetimizi kuranlara karşı en büyük haksızlık olacaktır.

Böyle bir arayış içine girenlerin, birliğimize, tekil devlet yapımıza, bölünmez bütünlüğümüze ve Cumhuriyetimize zarar veremeyeceklerini bir kez daha anımsatmak isterim. Bu konudaki en büyük güvencemiz, Atatürk’e inanan, ilke ve devrimlerine sahip çıkma kararlılığını gösteren ve Cumhuriyetimizin çevresinde kenetlenen yüce Türk Ulusu’dur. Türk Ulusu, Cumhuriyet rejiminin kazanımlarıyla ulaştığı konumun bilincindedir.

Bugün, Avrupa Birliği’ne üye olmaktan söz edebiliyorsak, bunu Ulusal Önderimize, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyet’in temel niteliklerine, başlatılan ve günümüzde de aynı anlayışla sürdürülmesi gereken çağdaş atılımlara borçlu olduğumuzu unutmamalıyız.

Atatürk’ün, “Ey Türk milleti! Sen yalnız kahramanlık ve cengaverlikte değil, fikirde ve uygarlıkta da insanlığın şereflisine” Hafızasında binlerce yılın hatırasını taşıyan tarih, uygarlık safında layık olduğun yeri sana parmağıyla gösteriyor. Oraya yürü ve yüksel! Bu, senin için hem bir hak, hem de bir vazifedir” sözü, yöneteni ve yönetileniyle hepimize büyük sorumluluk yüklemektedir.

Yüce Önder, Onuncu Yıl Nutkundaki “Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır” sözleriyle de ulaşılması gereken hedefi göstermiştir.

O’nun işaret ettiği gibi yaptıklarımızı yeterli görmeyecek, daha çok çalışacak, Türkiye Cumhuriyetini dünyanın en bayındır ve uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız.

Hep ileriye umutla bakacak, toplumumuzun öz güvenini koruması amacıyla, çabalarımızı nazlim.net anlayış birliği içinde sürdürecek, sorunlarımızı çözeceğiz.

Atatürk ilke ve devrimlerinin yol göstericiliğinde çağdaşlaşma yolundan sapmadan Cumhuriyet’i yücelterek yeni atılımları kararlılıkla gerçekleştireceğiz.

Şanlı geçmişinde sınav niteliğinde pek çok güçlüğü yüz akı ile aşma başarısını gösteren Türkiye’nin, bu hedeflere ulaşacağından kuşku duyulmamalıdır.

Esin kaynağımız, Atatürk’ün öncülük ettiği Türk aydınlanma felsefesi, gücümüz ise yurt sevgimiz, ulusal bilincimiz, birlik ve dayanışma ruhumuz olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, yurt içinde ve dışındaki tüm CANLARIMIZIN

Cumhuriyet Bayramını kutluyor, herkese esenlikler diliyorum.

Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.

Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftandır. Samimi ve meşru olmak şartıyla, her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir.

Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.

Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.

Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükumet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükumet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükumet millet ve millet hükumettir.

Aydınlığı söndürmek isteyen art niyetli zihniyetlerin varlığıyla bugüne ulaşan ve büyüyen Cumhuriyetin ilerleyişini kimse durduramayacak..

El birliğiyle daha Laik,daha çağdaş,daha engin görüşlü insanların var olduğu yaşamlara…

Tüm temennim bu yılın Cumhuriyet kavramının ne olduğunu dahi bilmeyenlere; Cumhuriyet adına birşeyler öğretmesi…

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet şeklidir gerçek Cumhuriyet..Bunu da örümcek beyinli kimseler asla yıkamayacaklar..

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet; İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. M.Memal Atatürk

Cumhuriyet ile barışık olmayan kimi oluşumların, çağdaş Türkiye görüntüsüyle örtüşmediği ortadadır. Devrim yasalarına göre kapatılması gereken bu oluşumların, eğitim başta olmak üzere etkinlik alanlarını genişletme çabası içine girdikleri gözlenmektedir. Türkiye hiçbir zaman çağdışı bir ülke olmamıştır ve olmayacaktır.

Cumhuriyetsiz Bir toplum Yarınsız Bir Gündür.

Cumhuriyet Demokratik bir ülkenin Bozulmaz Simgesidir…

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Bize Bıraktığı Bu ülkeyi Korumak Bizim Görevimizdir.

Cumhuriyet bayramı coşkusunun bütün milletimizce derinden yaşanması temennileriyle…

Demokrasi ilkesinin en yeni ve akılcı uygulamasını sağlayan hükumet biçimi cumhuriyettir.

Türk ulusunun yaratılışına en uygun olan yönetim cumhuriyettir.

Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir.

Cumhuriyet düşünce, beden ve bilim bakımından güçlü koruyucular ister.

Cumhuriyet Bir ülkenin Damarıdır…

Cumhuriyetsiz Bir toplum Yarınsız Bir Gündür.

Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir. 1926 (Atatürk’ün S.D. III, S. 80)

Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. 1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında B. H., S. 251)

Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimî ve meşru olmak şartiyle her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır. 1923 (Atatürk’ün S.D. III, S. 71)

Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir. 1927 (Nutuk II, S. 831)

Bugünkü hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır. 1925 (Atatürk’ün S.D. II, S. 230)

Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi hakkında kötü fikir besleyenlerin ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak görünüşe düşkün insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz haiz olduğu özelliklerini ve liyakatini hükûmetinin yeni ismiyle medeniyet dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeğe muvaffak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkiye lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir