24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri Uzun

Reklamlar

Uzun 24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

Biliyorum ne istediğinizi bazı öğretmenler kısaca olanları istemiyorlar mutlaka uzun uzadıya şiirleri ezberlemenizi ve yazmanızı istiyorlar. Kısa olanları istenirdi hep ama bu sefer daha uzun kelimelerden ve cümlelerden oluşan şiirler için bizlerden talep edilmiş ve bizlerde yayınlayalım istedik arkadaşlar.

24-kasim-ogretmenler-gunu-siirleri-uzun

24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri Uzun

ÖĞRETMENİM BEN…

Kendini vatana adamış olan,
Geleceği yazan eğitmenim ben.
En güzel sevgiyi okulda bulan,
Canlara can katan öğretmenim ben.

İşim eğitimdir can pahasına,
Hiç bakmam az yada çok parasına,
Dermanı olurum her yarasına,
Dilsize derdini söyletenim ben.

Hem anayım hem baba tüm çocuklara,
Cevap bulmalıyım tüm sorulara,
Beşikten mezara tüm insanlara,
Doğruyu,yanlışı öğretenim ben.

Ebeyim,hemşireyim köyde doktorum,
Bazen bir yönetmen,bazen aktörüm,
Hazine arayan bir detektörüm,
Sevgiyi,şefkati gösterenim ben

İlim mürşidimdir, ahlak irfanım,
Bu vatan uğruna fedadır canım.
Çileyi işleyip,dert dokuyanım,
Öğretmek aşkına inleyenim ben.

Cehalet düşmanım,dostum ilimdir,
Beynim sermayemdir,silah dilimdir,
Kalemim kitabım tek sevgilimdir,
İlimden başka yol bilmeyenim ben.

Örnek bir insanım tüm çocuklara,
Çiçek koymalıyım tüm kucaklara,
İyi yada kötü, olacaklara,
Kendimde bir hisse arayanım ben.

Eğer bu vasıflar yok ise bende,
Çok eksik var demek eğitimimde
Kimse bana bir şey söylemese de,
Kendime ‘çok yazık’ dedirtenim ben.

Kasım KAPLAN

—–

ÖĞRETMEN

A’dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

—–

BEN BİR ÖĞRETMENİM

Ben bir öğretmenim
Sevgiyi, sevmeyi öğretirim çocuklarıma,
Kini, öfkeyi nefreti değil.

Ben bir öğretmenim
Dostluğu, kardeşliği öğretirim çocuklarıma
Dövüşü, kavgayı, savaşı değil.

Ben bir öğretmenim
Okumayı, yazmayı, küçükleri korumayı
Konuşmayı dinlemeyi, büyükleri saymayı
Öğretirim çocuklarıma.

Ben bir öğretmenim
Sevgiyle, bilgiyle sularım çiçeklerimi
Ve bu güzel çiçeklere
Cumhuriyeti kuran Atatürk’ü öğretirim.

Ben bir öğretmenim
Ve öğretirim çocuklarıma
Ülküm vatanı yüceltmektir.

Ben bir öğretmenim
Çiçektir diyemem çocuklarıma
Çiçeklerden güzeldir bütün çocuklar,
Ve öğreteceğim çocuklarıma
İyilikten güzellikten yana ne varsa.

Ahmet YÜCEL

—–

DİMDİK AYAKTASIN ÖĞRETMENİM

Tebeşirle boyanan ellerini öpsem,
Sevgi bağından gülleri derip yollarına sersem,
Sen yücelerin yücesi, mesleklerin en ulvicesi,
Senin için çok şey yapsamda, bir şey yaptım diyemem.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.
Yorgun olsan,şakaklarına ak saçlar düşsede,
Sen yine mutlu ve umutlusun öğretmenim,
Senin umudun parıl parıl parıldayan gözler,
Senin umudun gülücükleri eksik olmayan yüzler.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.
Sen mimarların dahi mimarı sevgili öğretmenim,
Bir harfin için kırk yıl mı ? Kaç yıldır bilmem kölenim,
Senede bir gün değil, her gün senin için ölenim,
Eller bilmesede kıymetini ben bilenim.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

Cemil AYDIN

—–

BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

Reklamlar

Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben şâirimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül.
Âşığımın sazında tel
Öpülesi bir el olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum…
Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum
Ben öğretmen olmak istiyorum…
Ben öğretmen olmasam diyorum!
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
Vatan için, millet için, bayrak için
Göz kırpmadan ölmeyi?
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen namussun, vicdansın, adaletsin…
Sen müsbet ilimsin kardeşim
Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan…
Sen buram buram tüten vatan-sevgisi
Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun
Biz öğretmen olmalıyız kardeşim:
Biz görmeyenlere göz,
Duymayanlara kulak,
Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız…
Biz şairlerimizin mısralarında dil.
Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül.
Âşıklarımızın sazlarında tel.
Öpülesi bir el olmalıyız.
BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ.

Mustafa Nejat SEFERCİOĞLU
(Millî Eğitim Dergisi)

—–

ÖĞRETMENİME

Bilgi demetleri sun, yine bana,
Yine yalçın dağlar ötesinden gel…
Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
Yine altın çağlar ötesinden gel…

Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
Baharlarla bağlar ötesinden gel…

Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
Uzat maviliği şeffaf saraydan
Buketler dererek bize uzaydan,
Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

Milletime doğan şafaklarla şen,
Şehitler yatağı topraklarla sen,
Irkıma şen veren bayraklarla sen
Tarihler, otağlar ötesinden gel….

Süleyman ÖZBEK

—–

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.

Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Ceyhun Atuf KANSU

———-

Ben Öğretmenim / Oktay Yivli

Ben öğretmenim;
Şekilden şekle
Kılıktan kılığa girerim.
Yerim zamanlara eş,
Yaşadığım zaman
Tüm coğrafyalarca geniştir.

Ben öğretmenim;
Oğuz Han olarak gözükürüm
Bir dersimde:
Altın yay ve üç gümüş oku
Oğullarım arasında bölüştürürüm.
Tarihlerce sürer soyum,
Yayılır dört bir yana
Yirmi dört torundan
Yirmi dört boyum.

Ben öğretmenim;
Bilge Kağan,
Bir dersimde Köl Tigin olurum:
Yüzyıllar sonrasından
Duyulur seslenişim.
Elbette bozulmaz törem,
Çökmedikçe üstte gök
Ve delinmedikçe
Altta yerkürem.


Ben öğretmenim;
Aşk şairi Fuzuli,
Lale Devrini gören Nedim,
Ben inanmış Yesevi,
Ben Yahya Kemal,
Dizelerimde canlanır tarih,
İstanbul kokar şiirim.

Ben öğretmenim;
Bir dersimde kaygılanırım
Vatan için.
Dolaşır kanımda
Sevgisi yurdun:
Namık Kemal’dir yüreğim,
Ulubatlı Hasan’dır,
Bıyıkları yeni terlemiş
Genç Osmanca
Canımı veririm.

Ben öğretmenim;
Bir dersimde sıkça
Coğrafya değiştiririm.
Kalbim aynı duyguyla dolu,
Türkiye haritasında Yolculuk eder elim:
Fındık toplarım Giresun’da,
Adana’da pamuk,
Nefesim Marmara’da tütün,
Ege’de kekik kokar.
Nice saymadığım illerce
Dolaşırım vatanı bütün.


Ben öğretmenim
İstiklal Savaşım
Benimle her yıl yeniden yaşanır,
Bağımsızlığın önemini
Anlar bir daha öğrencim.
Genç beyinlere
Yurt aşkını taşır,
Bayrak bayrak yüreğim.

Ben öğretmenim;
Sisler, dumanlar içinde
Açılır eski cepheler yine…
Hasan Çavuş’un, Şehit Ali’nin
Kolağası Mehmet Bey’in
Dolaşır damarlarımda kanları.
Sonra taze bir güneş doğar
Kuşlar öter özgürce…
Hep hatırlarım yeniden;
Düşmanlığın bittiği gündü,
Belirdi sisler arasından
Mavi bir gökyüzü…

Ben öğretmenim;
Yaşım bağımsızlığımca eski,
Gücüm Cumhuriyetimce genç,
Ben zamanlara damgasını vuran
Mustafa Kemal’im…

Türk Şiirinde Öğretmen, Oktay Yivli, Evren Matbaası, Ankara 1990, s. 120-123.

Reklamlar

"24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri Uzun" için yapılan yorumlar

  1. Elif   15 Kasım 2014 at 21:26

    Güzeldi Ama İşime Yaramadı : 🙁 vede :/

Leave a Reply

Your email address will not be published.