Fıkra

Reklamlar

Fıkralar sayfamızda çok komik fıkraları kategoriler halinde bulabilirsiniz. Nasrettin Hoca, Temel Dursun yani karadeniz fıkraları, sarhoş fıkraları ve daha bir çok fıkraları sayfalarımızda okuyabilirsiniz. Ayrıca kendinizde yeni fıkralar ekleyerek fıkra sayfamızın arşivinin büyümesine yardım edebileceksiniz. Fıkra kategorilerimize geçmeden önce en çok istek alan ve en sevilen fıkraların bazılarını sizlerle paylaşalım istedik.

İki Adam Karısını Kaybetmiş
İki adam Akmerkez’de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış. Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar. Ne oluyor birader demeye kalmamış birisi; “Kardeş kusura bakma karımı kaybettim de onu arıyorum” demiş. Diğeri; “Sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum” demiş. Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki; “Arkadaşım, madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak saat 12 ‘de Mc Donald’s ‘ın önüne gitmesini söyleriz demiş. Diğeri tamam demiş ve başlamış karısını tarif etmeye; “Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor” demiş. Ve diğer adama “Senin karın nasıl biri ?” diye sormuş. Diğer adam; “Boşver benimkini seninkini arayalım…”
—–

Katı, Sıvı, Gaz

Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor dama. “Maddenin üç halini yazınız” sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: ” Katı, Sıvı, Gaz.” Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kagıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:
– Katır, Sığır, Kaz
—–

Beşiktaş
Beşiktaş ekibi maç saatine yakın stada girerler.. stada takımdan ayrı gelen Sergen, takımın motivasonunun çok düşük olduğunu görür, suratlar asıktır,
– Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor
diye sorar.
Takım arkadaşlarından biri,
– Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
canımız sıkkın,
der..
Bunun üzerine Sergen:
– Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy’ü gezin, ben tek başıma
sahaya çıkar oynarım,
der..
Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan çıkıp Kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra Beşiktaş takımı stada döner, skor; Beşiktaş 1 – Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
Maç bittikten sonra stada döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
Sergen’e koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
Ama Sergen üzgündür.
– Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim,
der.
– Olur mu öyle şey,
der Beşiktaş takımı,
– Sen koskoca bir takımla tek başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
– Ama,
der Sergen, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim
için utanç vericiydi..
—–

Herkes Kendi Yediğinden İkram Eder
Bir gün İran hükümdarı Şah İsmail düşmanı olan Yavuz Sultan Selim hana bazı hediyeler yollar ama bu hediyeler çok değerli hediyeler halılar altınlar gümüşler
yakutlar deve deve yemişler ve bir de sandık hediyeler Yavuz a getirilir açılır ama o da ne içeriyi bir koku kaplar ama çok kötü bir koku nedir bu diye herkes aramaya başlar birde bakarlar ki sandığın dibinde insan dışkısı konulmuş
Yavuz Sultan Selim hemen buna bir cevap vermek için ulemalarını hocalarını toplar.Buna iyi bir şekilde cevap verilmesi gerekmektedir.Ve yine cevabı kendisi bulur aynı hediyelerden kendiside hazırlatır ve vezirine kendisine bir kutu gül lokumu getirmesini ister ve lokumun altınada bir not yazar elçiyle şah İsmaile yollar.şah İsmail hediyeleri kabul eder ama içinde bir tereddüt acaba o bana ne dışkısı yoladı diye düşünürken içeriyi birden lokum kokusu sarar çok güzel kokmaktadır.Vezir lokumu ikram eder şah önce başkaları tatsın enson ben tadarım diyerek kendine göre önlem alır herkes lokumları yedikten sonra sıra şah İsmaile gelir şah lokumu yer ve altındaki not gözüne ilişir.notta şöyle yazmaktadır
‘İsmail herkes kendi yediğinden ikram eder’
YAVUZ SULTAN SELİM
—–

Sıgara fıkrası
İngiliz Fransız birde Temel varmış bunları bir deney için uzaya gönderceklermiş.İngilize sormuşlar uzayda yanına ne alırsın İngiliz bana sınırsız bira verin demiş.Fransıza sormuşlar oda şarap istemış.Temel’e sormuslar Usagım bana sınırsız sigara verin demiş.bunları Uzaya göndermişler aradan baya bi zaman geçmiş bunlar gerı gelıolar.İngilize sormuşlar nasıl geçti günlerin İngiliz sarhoş bi şekilde iyi geçti demiş Fransızda aynısını demiş bizim Temel gelir gelmez ateş verin len ateş demiş..
—–

Ülke Özellikleri fıkrası
Bir Fransız, İngiliz, Alman, Hollandalı, Rus, İranlı ve Türk bir araya gelmişler ve ülkelerinin özelliklerini anlatıyorlarmış…
Fransız :
– Bizim ülkenin kızları o kadar güzel, o kadar güzeldir ki, bakmaya, öpmeye kıyamazsınız….
İngiliz :
-Bizim ülkenin biraları, içkileri o kadar güzeldir ki içmeye doyamazsınız..
Alman :
-Bizde de öyle güzel, öyle sağlam arabalar var ki inanamazsınız. Hepsi müthişdir.
Hollandalı:
– Siz bizim ülkenin evlerini bir görseniz, içiniz gider..Mükemmel tasarımdırlar
İranlı:
– Bizim oraların halılarını bir görseniz, güzelliğine ve dokuma sanatına hayran olursunuz..
Rus:
– Arkadaşlar bizde bir gizli servis var, KGB, dünyada neler olsa anında haberi olur.. İnanılmazdır…
Sıra Türk’e gelir :
– Bizde öyle delikanlılar vardır ki…İnanamazsınız.
Alır Fransız kızını, atar Alman Arabasına, içer İngiliz içkilerini, gider Hollandalının evine, yatırır İran Halısının üstüne, değil Rusların gizli servisi, kocasının bile ruhu duymaz..
—–

Yaşlılık hali
Yaşlı adam zengindir ve çalışmaktan yorgun düşmüştür.
ömrünün geri kalan kısmını dünyayı gezerek geçirmeye karar verir ve seyahte çıkar.
okyanusta bir adada lüks bir otele gelir ama resepsiyonda kendisine ” burası çıplar kampıdır ve herkes kurallara uymak zorundadır” derler.
değişiklik olsun diyerek kabul eder.
odasında soyunup havuz başına iner.şezlonga uzanırken havuzdan sarışın bir afetin çıktığını görünce ihtiyarın malı dimdik olur.
sarışın bunu görür ve
”buranın kuralı, beni nemen becereceksin burada” der.
eh madem kural tamam der ve sarışını anında becerir.
işi bitince içkisinden bir yudum alır vr gerilerek şezlonga uzanırken ”zarrrt” diye osurur.
yanında yatan zebellah gibi bir zenci hemen doğrulur ve
!!burada kuraldır, ossuranı düzeriz!!der
ve ihtiyarın tüm çabalarına rağmen zenci oracıkta ihtiyarı düzer.
ihtiyar koşarak resepsiyona gelir ve
”hesabı kesin ben gidiyorum” der
memur ”ne oldu daha yeni geldiniz ”diyince ihtiyar;
”evladım benimki ayda 1 kez ya kalkar ya kalkmaz ,ama ben günde en az on kere ossururum” kes hesabı kes…
—–

Reklamlar

Nişan
Oniki yaşındaki oğlan ondört yaşındaki amcaoğluna soruyor:
– Abi ablam nişanlanıyor biliyorsun…

– Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı.

– Ben sana bir şey sormak istiyorum…

– Söyle…

– Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, ‘Eh evlenecekler işte’ diyorlar ama nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.

– Hıııım… Zor soru, bak ben sana bir örnekle anlatayım…

– Dinliyorum.

– Diyelim ki Şubat’ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin. Sana bir bisiklet alıyorlar ve ‘Haziran’da bütün dersleri pekiyi getir, sınıfı geç, bu bisiklet senin’ diyorlar. İşte Şubat ile Haziran arasındaki o süre var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o süreye ‘nişanlılık dönemi’ deniyor.

– Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı geçene kadar. Peki dokunmaya izin var mı?
– Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba ziliyle oynayabiliyorsun!..

Reklamlar

"Fıkra" için yapılan yorumlar

  1. ece dila   14 Şubat 2016 at 10:20

    Hepsi komik ama yaşlılık hali denen fıkra çok pis onu okumayın resmen sapık okuyanın midesi bulanır.Bu yazıyı okuyun ben ece dila.Herkese bay.

Leave a Reply

Your email address will not be published.