Hatıra şiirleri

En güzel hatıra şiirleri kısa sayfamızda, amatör ve ünlü şairlerden bu konu ile ilgili şiirleri bulabilirsiniz. Buyurun hatıra ile ilgili şiirler;

Bu bedenim bir gün toprak olacak,
Yazdıklarımda hatıra kalacak,
Neslimden birileri belki okuyacak,
Başkada yazar var mı çok arayacak.

Sabah aksam durmadan yazıyorum,
Okunur mu acaba bilmiyorum,
Beni anlasınlar bunu diliyorum,
Bir başkadır yapım elbet biliyorum.

Beni anlar ancak anam babam,
Derdim başkasına anlatamam,
Ömrüm geçti sözlerini kıramam,
Acılarına yokluğuna dayanamam.

Duygusal hem de çok ince ruhluyum,
Her zaman neşeli dopdoluyum,
Su garip alemde bir yolcuyum,
Düşe kalka da gidiyorum.

Lal oldu dilim konuşamam,
Söndü umutlarım yasayamam,
Beşir demir im ağlayamam,
Karışık duygularım durulamam.

Hatıralar Şehri Şiiri

Yeşil rüyalarında hatıralar
Mevsimler boyunca çiçeklenirdi.
Sonsuzluğu hayal edilen bahar
Dişi gençliğini bu şehre verdi.

Huzur dal dal açar bahçelerinde
Sevda masalları dinler çiçekler.
Hülyalara dalan gecelerinde
Yeşil gözlerini öper melekler.

“Gümüşlü”, fecirle tutuşan kümbet
Fani zaman akar “Nilüfer”.
Türbelerde hâlâ mukaddes nöbet
Ova, fethin nal seslerini dinler.

Geçmiş zamanlardan kalan aydınlık
İpek gecelerine iner sel gibi.
Yıldızların koynunda erir aydınlık
Yeşil rengi bir darbımesel gibi.

Hülyalara boş kadehler uzatır
Garip akşamlardan taşan su sesi.
Anlatır sevdaları satır satır
Sır kutusu çınarların gövdesi.

Mavi çinilerden okunur Kur’an
Ses vermedikçe tarih, kubbelerinden.
Hep aynı şarkıyı söyler şadırvan,
“Çıkmaz muhabbetin derun-u dilden…”

Mahzun Selviler de uhrevi sada
Mesut yalnızlığında Emir Sultan.
Hatıralar şehri zümrüt Bursa’da
Rüzgarların kanadındadır zaman..

Şimdiden Bir Hatırasın Şiiri

Şimdiden bir hatırasın
Bulutsa, tozsa, uçarsa
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Rüzgar çanısın, rüzgarın diline dolanırsın
Ne bir şarkısın,
ne de dillerde nağme adın
Artık bazı şarkılar kadar yarılısın
Günler izmarit diplerinde biriksin
O zaman mutlaka bir trenle gelirsin
Köpüklerdensin, mavisin, sakinsin
istesen suyun tenine bitişirsin
ellerimi bıraktım, artık buna sana yazsın
İçimde iki yaşlı balık varsa,
İçimde biri pulsuz, iki balık varsa
Biri senden, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
Sonra postalamak istiyorum
Pulsuz bir zarfla
Hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata
Bu kırmızı oyalarla saçlarımda
Beyaz bir tülbent gibi kalırsam
tenimde, süzemediğim tortularla
Gün olur sararırsa sayfalarda
Bıraktım ellerimi, sana bunu yazsın
Şimdiden bir hatırlasın
Kırık kalplerle süslü bir sayfaysan
Camsan, saydamsan, beni kırarsan
Simlerimle sevişirim seninle
O süslü sayfaların üzerinde
İçimde mutlu iki yıl varsa,
İçimde biri simli iki kadın varsa
Sen, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
sonra postalamak istiyorum
Simli bir yılbaşı kartıyla
Hiçbir mektup artık beni, ikna etmiyor hayata

Hatıra Şiiri

Bön bön bakıp durma bana
Kuşkun mu var benden yana
Az da olsa bu da sana
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra.

Asıldı suratın hemen
Çevirirsin türlü dümen
İşte yaylım işte çimen
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra.

Ateş yanar çıkar duman
Benden daha neler uman
Bak bu arpan bu da saman
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra.

Bu ne öfke bu ne kahır
Bu samanlık bu da ahır
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra.

Gülersin ya aldın işte
İş var derim ben bu işte
Ne de güzel görünüşte
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra.

Tavuk gibi eşelen sen
Yuvarlaksın köşelen sen
Al da işte neşelen sen
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra.

Keneler kanımı emer
Gece çıkar gündüz siner
Bu çulundur bu da semer
Benden sana hatıra
Senin gibi katıra

Eski Gün Hatıraları Şiiri

Kapımda bekliyor yine, acılarım üzüntülerim
Beyhude geçen zamanın takvim yaprakları
Kalbimde ilk aşk kırıntıları
Bekliyor kapımda ilk el tutuşlarım, ilk heyecanlarım.

Basıyorlar zile, açın kapıyı dermişçesine
Benim ise kapıyı açacak mecalim yok.
Ne olurdu biraz kuvvetim olsa da
Kalbimin kapılarını tekrar açabilsem, güneşli günlere.

Yorgun artık bu kalp, sevmeye dermişçesine
Dudaklar aşk sözcüklerine uzak bir lehçede.
Gözler parlamıyor, sevgiliye baktığı anda ki gibi
Tek şey kalpte beliren eski gün hatıraları.

Gölgemdir Benim Hatıralar Şiiri

O mutluluk şarkısını çalıyorum
Müziğin eşsiz ritmiyle rüyaya dalıyorum
Avucumda bir yaprak tutuyorum; sonbahardan kalma
Rüzgar onu da uçuruyor benden uzaklara.

Hatıralarımı kıyıya vuran sular alıp götürüyor
Peşinden koşuyorum, bilinçsizce
Sular ruhumu serinletiyor
Dalıyorum suların derinliklerine.

Rüzgar beni de savuruyor hatıralarım gibi
Savruluyorum; bilmediğim diyarlara
Koşuyorum, hatıralar her an ardımda
Unutmak istiyorum;
Var gücümle kaçıyorum

Hatıralar Şiiri

Eski günlerden bana kalan,
Yemyeşil bakışların var.
Seyretmeye doyamadığım,
Çok tatlı bir gülüşün var.
Daima içimde yankılanan,
Şarkılı bir sesin var.
Yüreğime düğümlenen,
Altın sarısı saçların var.
Ve bir de.
Giderken köşede bıraktığın,
Beni yıkan duruşun var.

Hatıra Şiiri

Ankara’nın puslu sabahında,
Sevdiceğim, kara gözlüm, bir tanem.
Sen ve ben,
Yine birbirimizle dolu,
Ve yine olabildiğince mutlu.
Ayaklarımızın altında hışırdayan halı,
Dökülmüş sonbahar yaprakları,
Yürüyoruz.

Değil mi ki, bir çift kirazda hatıralar,
Değil mi ki, yağan yağmurda,
Üşüyen ayaklarda,
Konuşan dudaklarda.
İçimdesin,
Unutmak imkansız, biliyorum.
Ama yine de seni gönülden özlüyorum.

Hatıralar Şiiri

Bakmıyor ki gözlerime
Görsün sevgimi anlasın derdimi
Sevgin ilaç gibidir kalbime
Hayır desen de kandırma kendini

Bir ateş var yüreğimde sönmek bilmez
Öyle sevdim ki seni, bu can kendine gelmez
Sensizlik öyle sardı ki beni
Kimse teselli edemez

Sen mutluluğun ellerinde
Ben yalnızlığın pençesinde
Başkasına yar olduğunu bilsem de
İsmin hep yazacak göğsümde

Bugünlerin üstünden geçecek yıllar
Yıllar geçse de kaybolmayacak anılar
Sen mutluluğun peşinde koşacakken
Yakamı bırakmayacak hatıralar.

İlk Hatıra Şiiri

Gönül bağında gül olup açar da
Kırk hazan vız gelir bir soldurmaya
Gözlerinden pınar olur akar da
Kırk güneş az gelir bir kurutmaya
Bin nur yüz eş olmaz o ilk yanışa
Can ölse his ölmez o ilk sevdaya
Hayırsız diye bin adı olsa da
Hem dünya hem ahret göz kalır onda
Çekersin dert olur ömrün boyunca
Kırk çileyle gezer bir tel saçında
Bin sevgi hem bahtı hem de tahtıyla
Kırk azdır yerini bir doldurmaya
Gönül solar solmaz o ilk hatıra
Kalp kurur kurumaz kalpte ilk yara
Yedi kat yabancı biri olur da
El olsa adı o ad konmaz ona
Unutmak zamanı onu dolar da
Kırk yılın kırk yetmez bir unutmaya
Bin ayrı geçer de ömrün onunla
Kırk aşkla kırk yaşar bir az canında
Bin göz bir benzemez o ilk bakışa
Bin sar bir rastlanmaz o ilk sarışa
Bin cihanda bin taht bin baht olsan da
Bir karasevdayla taç olur başa

Hatıra Kalsın Şiiri

Cefakâr diyorum çünkü adını söylemek…
Her hecesi amansız bir kor dudaklarımda
Her harfinde aylardır şimşeklerle yarıştım
Zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım!

Oysa cefakâr! ben baştan başa Kevser akan,
Gül kokan bir sevginin filiziyim
Hangi umut çiçeğidir bilmem,
Gözlerin uzanır da gönlüme cefakâr
Derinden bir ok saplanır bağrıma.

Artık eskisi gibi bakmıyorsun gözlerime,
Oysa gözlerinde sonsuz bir umut otururdu cefakâr,
Binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin.
Güneş çehrende değil
Sen güldükçe ruhumda güller açtırırdı

İşte o ruh sensizlikten
Feryatlar içinde ızdırap çekiyor.
Neydi beni senden soğutup ayrı koyan neydi?
Sana mutluluk sunmadım mı?
Dualar bıktı da ben bıkmadım cefakâr…
Ben bu kadar cefaya lâyık mıyım cefakâr…

Yasını tutuyorum mazideki günlerin
Yıkılmış divaneler gibiyim sokaklarda
Amansız bir ızdırap üflüyor umutlar
Kederler yıpratıyor dram seyyahı bedenimi,

Önümde sensiz geçecek günler var belki
Hiç kimsenin bilmediği bir keder yaşıyorum,
Kare kare ömrümü belirleyen
Hatırladıkça yanıp tutuştuğum sensizlik
Sen orada umutla gülümsüyor gibisin
Ama ben burada damla damla eriyip akıyorum,

Yine de ömrümün sonu da gelse,
Sonunda bir gün de olsa sana kavuşmak,
Ben o günü hep bekleyeceğim.

Olurda ecel senden önce gelirse
Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir bakış gibi boyun büker
Mahşerde yine seni beklerim…
Maziyi kalbimden nasıl sileyim cefakâr!

Hatıralar Şiiri

Ne haberin gelir senin, ne de telefonum çalar
Ne bir parça mutluluğun, ne de senden son kalanlar
Gözlerimin önündesin, inan yalnız kalbimdesin.
Unutsam da belki seni unutulmaz hatıralar.

Aldı gitti beni benden sana getirdi
Ayrılığın inan beni yedi bitirdi
Yokluğunda sensizliğin, neler çektirdi.
Sürüm sürüm süründürdü; o hatıralar

Dayanılmaz acılara ittin elinle
Ne yaptımsa, ne ettimse kendi kendime.
Kör olası şu gözlerim, görmese bile
Peşindedir düşe kalka o hatıralar.

Ben sabahı zor ederim, sensiz gecede
Çok şey saklı dilimdeki şu üç hecede
Seni seviyorum; senle ecele
Gitmemi ister mi ki, o hatıralar.

Hatıram Şiiri

Hayat alıp başını gider enginlere
Bir anda geliverir ömrün yarısı
Karışır dünler gibi yarınlar da geçmişe
Derken ne öncesi kalır hayatın ne de sonrası

Hayat alıp başını gider enginlere
Çaresiz gelip geçen güne karşı
Sığmaz bu can bu tende
Sonsuzluğa kalır, bir tek mezar taşı

Hatıralar Şiiri

Bir gün daha bitti sensiz
Bak işte yıldızlar parlıyor
Ben yine yalnız kimsesiz
Sen gittiğinden beri
Her şeyim sendin tek umudumdun
Yaşama sevincimdin sen benim
Şimdi sensiz gözlerim ağlıyor
Ruhum sıkılıyor gitmek istiyorum
Kaçmak, uzaklaşmak istiyorum
Bu kentin acı dolu hatıralarından

Senden Bana Kalan Son Hatıran Şiiri

Ne zaman yıldızlara baksam
Seni hatırlarım, eğer bir yıldız kayarsa
Senin de beni düşündüğünü düşünürüm
Ne biliyim bir umut işte
Beni hayata bağlayan sendin
Şimdi eğer yanımda sen yoksan.
Ben şu yalan dünyada yaşasam ne olur yaşamasam
Beni hayata bağlayacak bir şey yok artık
Senden bana kalan son hatıran senin sensizliğin
O hatıranı da istemiyorum!
Gel al o sensizliği de, kurtar beni sensizlikten!

Bir Yaz Hatırası Şiiri

Işıl ışıl gece, mehtap, yıldızlar;
Rüya ahengine bürünmüş yazdı.
Ansızın beliren kaybolan kızlar
Tatlı hülyalardan daha beyazdı.
Şarkılar söylerdin içli, duygulu;
Dudağın geceyi okşayan eldi.
Kımıl kımıl kalbin, heyecan dolu
Bakışların bahar kadar güzeldi.
Bir gizli lisandı gözlerin, bilsen!
Melalin sihrine dalar, ağlardın.
Sevdaya ses veren şarkılarda sen
Çığlık çığlık yüreğimde sen vardın!
Kaç yıl geçti… Hala yerli yerinde;
Hala bir heyecan dalgası adın!
Baharın gül renkli gecelerinde
Aşkı nakış nakış ör bana kadın!

Yaşanmamış Hatıralar Şiiri

Yaşanmamış hatıralar bilirim
Büyülü sonbahar akşamlarında
Bulutlar üstünde su kenarında
Yalnız hayal edilen hatıralar
İşte; en ürpertici nağmelerle
Bizim şarkımızı söyleyen rüzgar
Sen dudağında gülümsemelerle
Ben gözyaşlarımla, bu alemdeyim
Fakat yine biz bize, baş başayız
Duymasan düşünmesen de; unutma
Bir daha bu anı yaşayamayız.

Görülmemiş manzaralar bilirim
Karda, kışta, belki de ilkbaharda
Hür denizlerde, kuytu ormanlarda
Sadece hissedilen manzaralar
Bak. Dinle, neler anlatıyor yağmur
Üşüyorum üşüyorum beni sar
Karanlık başladı, gitme ne olur
İnan değişen manzaralar değil
Kilometreler ayıramadı bizi
Fakat bir gün gelir de birleştirir
Beyaz bir güvercin kanadı bizi

Söylenilmemiş mısralar bilirim
Hüzün dolu yağmurlu gecelerde
Alev çalgıların sustuğu yerde
Yalnız, yalnız düşünülen mısralar
Bilinen şeyler huzur içinde
Bilmenin bilinmez bir korkusu var
Bak bütün rüyalarım nur içinde
Çünkü, bugün havasını kokladığın
Denizaşırı bir diyar bilirim
Ve o diyarda seninle beraber
Yaşanmamış hatıralar bilirim

Arzular ve hatıralar
Arzular başka şey,
Hatıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?

Exit mobile version