inci şiirleri

Reklamlar

En Güzel inci şiirleri BURADA – inci şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel inci şiirlerini ve kısa inci şiirleri bulabilirsiniz. Buyrun inci şiirleri;

Ağlattı Beni

Mutlulukla dolmuştu, küçük odamız,
Kendimize kalmadı, şimdi faydamız,
Hani tarih yazmıştı, büyük sevdamız,
Bir kısa güne döndü, ağlattı beni…

Keyifle başlamıştık, her yanımız şen,
Kuşlarımız olmuştu, zevkle ötüşen,
Bulutlarda birikip, yağmurla düşen,
Bir damla suya döndü, ağlattı beni…

Yüreklerimiz vardı, aşkla kavrulan,
Sarayda yaşıyorduk, gökte kurulan,
Rüzgarların önünde, çölde savrulan,
Bir tane kuma döndü, ağlattı beni…

Tebessümle andığım, günlerim oldu,
Gün oldu gözlerime, yaşlar da doldu,
Dayanmadı hasrete, bunaldı soldu,
Bir sarı güle döndü, ağlattı beni…

Osman İnci

—-

Adı Papatya

Onu dertli görünce, ben de solardım,
Gözleri nemli olsa, sessiz ağlardım,
Rahat uyusun diye, nöbet tutardım,
Kardeşim vardı benim, adı papatya…

Saatlerce yolunu, bekler dururdum,
Bir parça tebessümü, onda bulurdum,
Her şeyimi paylaşır, mutlu olurdum,
Sırdaşım vardı benim, adı papatya…

Onun dostluğu bana, verseydi çile,
Usanmak kelimesi, yasak bu dile,
Uğrunda koşardım, mezara bile,
Bir dostum vardı benim, adı papatya…

Onun gibisi yoktu, küçük dünyamda,
Görmek isterdim onu, her an karşımda,
Keşke olsaydı şimdi, burada yanımda,
Sevdiğim vardı benim, adı papatya…

Osman İnci

—-

Adına Aşk Dediler

Gözgöze geldi ruhlar, ortak yönü buldular,
Kanı coştu insanın, destan yazdı duygular,
Geceler gündüz oldu, kaçtı bütün uykular,
Melekler destur verdi, adına aşk dediler…

Hiç anlamı kalmadı, ne yazın ne de güzün,
Durup dururken yürek, üstünde kaldı közün,
Özlemek keyif verdi, beklemek biraz hüzün,
Gözlerden yaşlar aktı, adına aşk dediler…

Izdırap oldu yıllar, görmedi bir gün rahat,
Sabrı taştı zamanla, dağları deldi Ferhat,
Şirin orda da yoktu, gençliği gitti heyhat,
Gönül hasretle öldü, adına aşk dediler…

Varlık içinde kalpler, hep yokluğu yaşadı,
Sitem kusup duygular, eşyasını topladı,
Zincir vurdu gönlüne, gözlerini kapadı,
Mezarında ot bitti, adına aşk dediler…

Osman İnci

—-

Affetmez Seni

Zorla gelip girdin, sakin dünyama,
Yüreğimi gömdün, hasret ve gama,
Belki ben sözümde, affettim ama,
Kırdığın bu gönlüm, affetmez seni…

Şimdi geçer günler, kederle yasla,
Çürüdü benliğim, gözyaşı pasla,
Açtığın yaralar, kapanmaz asla,
Boş kalan bu elim, affetmez seni…

Dost olmuş gözlerim, özlemler ile,
Bana senden kalan, yokluk ve çile,
Ölüp de dünyadan, göçersem bile,
Gezdiğin bu yollar, affetmez seni…

Hüzün verir sana, çalan ezgiler,
Dışta sözler yakar, içte sezgiler,
Yüzünde yer alır, derin çizgiler,
Baktığın aynalar, affetmez seni…

Osman İnci

—-

Ahu Gözlerin Kaldı

Yaşam sensiz asla, devam etmeyecekti,
Bu gönül yokluğunda, hiç gülmeyecekti,
Bir gün ayrılan da, geriye dönmeyecekti,
Senden geriye şimdi, ahu gözlerin kaldı…

Sevdalara düşmek, çok basitmiş sandım,
Gönlümü bir verdim ki, uğrunda yandım,
Söylenen yalanlara ben, nasılda inandım,
Senden geriye şimdi, ahu gözlerin kaldı…

En güzel günler, yalnız sende sanırdım,
Güvenilir dost diye, bir tek seni tanırdım,
En bilinmez anıları, hep sana anlatırdım,
Senden geriye şimdi, ahu gözlerin kaldı…

Sabır ile katlandım, belki düzelirsin diye,
Muhtaçtın her zaman, bir küçük sevgiye,
En nankörü senmişsin, iftiraymış kediye,
Senden geriye şimdi, ahu gözlerin kaldı…

Reklamlar

Osman İnci

—-

Ah Şu Şiirler

Göz nurudur, nakıştır heceleri,
Hatıra doludur, tüm kelimeleri,
Zamanı da durdurur, bu dizeleri,
Şu şiirler yokmu, ah şu şiirler…

Kimi satırına, kahkahayla gülerim,
Kimi satırında, geçmişimi özlerim,
Kimi satırlarda da, dolar gözlerim,
Şu şiirler yokmu, ah şu şiirler…

Yazdığım için, kendime de kızarım,
Kağıt ve kalemlere, savaş açarım,
Dayanamayıp oturur, yine yazarım,
Şu şiirler yokmu, ah şu şiirler…

Hasret olur, sevileni özletir,
Öfke olur, isyanları dinletir,
Mesaj olur, sevgiliye seslenir,
Şu şiirler yokmu, ah şu şiirler…

Osman İnci

—-

Şair soruyor sevdiğine:

“Ben seni sevdim mi? Sevdim kime ne?
Tuttum ta içime oturttum seni
Aldım okşadım saçlarını öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni?
(Ümit Yaşar Oğuzcan)

Almak istediği yanıt ne kadar belli değil mi? Sadece bir kelime… Mutluluk ve mutsuzluk, sevinç ve acı buna bağlı…

“Bir kuş uçar yüreğime
Sevdalardan apansız
Kanadında gözlerinin ılıklığı olsun
Ve yüreğinde, yüreğinin sesi.

(Ümit Yaşar Oğuzcan)

—-

İNCİNİR

Gönlüm bir güzeli çok sevdi diye
Bülbüller incinir, güller incinir;
Sevda ateşinde ahh dedim diye
Güzeller incinir, diller incinir…

Ömrümü yitirdim gurbet ellerde
Haberin beklerim esen yellerde
Susmadı turnalar aşkım dillerde
Gör kullar incinir, pullar incinir…

Karasevdadır bu yandım kavruldum
Çile diyarına çoktan savruldum
Acı çeke çeke düşüp kıvrıldım
Bak yollar incinir, yıllar incinir…

Hızır İrfan ÖNDER

—-

İşte özlem ve hasret kokan dizeler…
Her şairin dilinden, ayrı güzellikte akmış. Sevgiliye hasret kalmak, onu özlemek aşkın yakıcı yüzü…
Hüznün ta kendisi… Çeken bilir ayrılığın hasretini diyelim ve yine şiirlerimize geçelim:

“Unutamadığım
Açardın yalnızlığımda
Mavi ve yeşil
Açardın

Tavşan kanı, kınalı-berrak
Yenerdim acıları, kahpelikleri…

İçmek,
Gözlerinde içmek ay ışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına
Gözlerin hani?

(Ahmet Arif)

—-

Ya bitmiş bir aşkın yıllar sonra anımsanması. İnsanı aynı günlere, aynı güzelliklere geri götürmez mi?
İşte bakın:

“Farz et ki, geri gelmiş o gamsız devir
Delicesine sevdiğin, senin olmuş
Bir bahar sabahı sahilde seninledir
Yanan alnını alnına dayamışsın
O incecik elleri ellerindedir

Farz et ki, buldun kış içinde baharı
Rüzgâr yine ılık ılık esmektedir
Aynı şehirde, aynı deniz kenarı
Köpükler, dalgalar ve sonsuz mavilik
Tekrar yaşıyorsun hatıraları

Farz et ki, doğup büyüdüğün yerdesin
Caddeler aşina insanlar tanıdık
Aksi kulağında sevdiğin sesin
O dudakların tadı dudaklarında
Velhasıl yine o eski günlerdesin

Farz etme yeter yaşadığın bugündür
Ne sevdiğin yanında ne o yerdesin
Çekil garip odana ışığı söndür
Söyle: ‘Nerdesin, ey sevgili nerdesin?’
Söyle, o türkü senin eski türkündür.”

(Ümit Yaşar Oğuzcan)

Reklamlar

Leave a Reply

Your email address will not be published.