Ayrılık hikayeleri

Reklamlar

Ayrılık hikayeleri sayfasında yaşanmış ve gerçek ayrılık hikayelerini okuyabilirsiniz ve kendinizde ayrılıkla ile ilgili hikayeler yazabilirsiniz. Buyrun ayrılık hikayeleri;

En Iyi Arkadaşımla Yıktı Beni
Öncelikle anlattiklarimin hayalle falan bir ilgisi yada alakasi yok. Ben karadenizliyim almanyada yasiyorum. 18 yasindayim bir kızın peşinde 3 sene koştum şimdi siz küçük felan görmeyin gerçekten çok sevmistim eski sevgilim italyandi 1 buçuk sene var yok beraber olduk. Birde en iyi arkadasim vardi tabi ayni siniftaydik bir tek yedimiz ayri miğdeye gidiyordu sigaramizi bile paylasiyorduk o kadar kardes gibiydik kizla resmen iliskide bizi gördüğü bile oldu , okulda hatta bi ara eski kiz arkadisimin kiz kardesinin pesinde kosuyordu ne olduysa ben u 17 milli takim kampina türkiyeye gittim , gitmeden 1 hafta öncede amcam dediki bana bak oglum samsunlular hep kalles cikar italyanlar da hep o….. cikar ben tabi inanmadim , dedim ki ne diyorsun amca . Bana dediki oglum gel senle bi iddaa ya girelim , nedir amca dedim dediki bi hafta kizlan tartis 1 haftada en yakın arkadasinla , o kiz o erkekle seni aldatmassa ben almanyayi terk ederim dedi tamam dedim ailem kardeslerim hep oradaydi türkiye ye gitmeden bir hafta önce ikisiyle de öylesine amcamın dediği gibi tartisdim . Neyse türkiye ye gittim aradan iki hafta gecti cok yogun antreman yapiyorduk firsatim olmadi aramaya telefona da cikmiyordu canim sikildi bir pazartesi günü msn ye girdim diğer bir arkadasim olan murat la yazisiyordum bana diyorduki mustafa nasilsin felan dedim iyi niye nasil olabilirim ki yorgunum felan dedim nasi ögrendin dedi , dedim neyi öğrendim, bilmiyormusun dedi , dedim murat söle ya cildirtma beni dediki ben söyleyemem cikiyorum demeye kalmadı cikti arkadaslar yemin ediyorum o an ellerim ayaklarim öyle titriyorduki anlatamam yani allah kimsenin basina vermesin internet cafede arkadaslar dedi noldu felan mesaj attim baska bi arkadasa dedim ahmet cabuk msn ye gel iki dakika sonra geldi. Dedim bana herseyi anlat dedi ya korkuyorum lütfen dedim simdi anlatmassan ucaya atlayip gelir hepinizi öldürürüm dedim yazmaya kalmazken dediki , o en iyi arkadasin adini söylemek istemiyorum sen gittikten 2 gün sonradan beri seninkiyle cikiyor arkadaslar o anki duyguyu gercekten allah kimsenin basina vermesin ben adeta ellerim titredi daha yazamiyordum hemen aradim kizi telefonu acikti fakat cikmiyordu o pislik yanindaydi almanya kartini soktum bir daha aradim caldi iki üc kere evet diye cikti telefona söyledigim aynen suydu sakami yoksa dalgami geciyorsunuz benle dedim bana dediki daha beni arama erkek arkadasim buna izin vermiyor inanirmisiniz o laf okadar zoruma gittiki kapattim telefonu dogru ilk ucakla gittim sabirsizlikla bekliyordum o ani eve girmeden hemen kizin yanina gittimki bir de nasıl manzarayla karsilastim ikiside sarilmis vaziyette duruyorlardi tabi gördüler beni baktilar kiza baktim sadece gittim suratina tükürdüm ve o an cocuğa söyledim tek kelimede sana tesekkür ederim oldu o an bana vurmaya kalkti yana cekilip bi gecirdim onaki ayni anda yere düsmesi bir oldu o anda bir de tekme atip arkama bile bakmadan çıktım gittim. Bu olay gercekten saka falan degil yasanmis bir olay , hic bir zaman ailenden baskasina güvenme bunu unutma istersen 30 sene beraber ol ama genede güvenme !
—-

Beni Aldatmasına Rağmen Hala Aklımda
Onunla messenger da bir arkadaşım sayesinde tanıştık resmini ilk gördüğümde etkilenmiştim ondan saatlerce resmine baktığım zamanları hatırlıyorum tabi o benden habersizdi onu hiç görmemiştim daha önce ama sevdiğimi sanmıyordum sadece ilgiydi yani öyle düşünüyordum. Nickine her iki günde bir başka kız ismi yazardı. O an çok kıskanırdım sonra birgün bana benimle çıkarmısın seni seviyorum dedi kafam çok karışmıştı hiç görmediğim biriyle çıkma fikri kafamı karıştırmıştı ama ona hayır diyemiyordum. Sonra görüşme teklifini kabul ettim. Bir parkta buluştuk ve çıkmaya başladık o kadar mutluydum ki uçuyordum 🙂 5 ay kadar olmuştu çıkalı onu öle çok seviyordum ki o benim ilk aşkımdı ilk sevdiğim . ilk elimi tutan ilk gözlerine bakmaya doyamadığımdı. Bunlar sadece benim ona hissettiklerimdi ben onun için herşey değilmişim. Okula gidip gelirdim ilk zamanlar her iki günde bir okul çıkışına gelirdi sonra bu süreler 4 güne 1 haftaya 2 hafta sonra 1 aya yayıldı. Onu çok merak etmeye başlamıştım bir gün telini kapatmış 2 gün kadar ulaşamadım ona o kadar merak ediyordumki bişey mi oldu hasta mı diye kış günüydü. Hava kararmıştı daha fazla dayanamadım annemden gizli onların oturduğu yere gittim boğazını ağzına kadar kapatan bir atkı vardı boğazım ağrıyor dedi üzüldüm sarıldım gözlerim doldu onun canının acıdığını hissedince fazla vaktim olmadığından yarım saat sonra tekrar eve gitmek üzere otobüse bindim . Eve gitmeden önce kontör aldım beni daha öncede bi kere aldatmıştı bi kızla öpüşmüştü 3-4 gün barışmak için çabaladı seviyordum daha fazla dayanamadım affetmiştim. Neyse kontör aldım aradım onu nasılsın falan ona da kontör gönderdim saatlerce konuştuk sonra aklıma birden beni bi daha hiç aldattı mı acaba diye bir soru takıldı sordum ? Sustu , cevap wermedi nasıl aldatma dedi senle çıkarken kimseyle çıkmadım dedi ama ben onu sormadım ki beni aldattın mı bi daha diye sordum dedim sonra sana yalan söleyemem öpüşmeler sarılmalar oldu dedi sonra hani o gün geldiğimde boynumda atkı vardı ya dedi ben o gece bi kızın evinde kalmıştım o atkıda kızın öptüğü yer kızardığı için sen görme diye kapattım dedi o an duyduğum acıyı anlatmam imkansız gecelerce uyuyamadım ben onu çok severken sadece onu düşünürken onun için göz yaşı dökerken o başka kızın kollarındaydı ben hiç mi aklına gelmemiştim ama onu hala çok seviyordum 1 ay ayrı kaldık ama dayanamıyordum her dakka onu görmek istiyordum affettim yine özür diledi. 8 – 9 ay olmuştu çıkalı onu her geçen gün daha fazla severken o her geçen gün beni daha fazla bunaltıyordu bu sevgiden değildi daha sonra onun hakkında bi dolu yeni şey daha öğrendim benim messengerimdeki kız arkadaşlarıma cam açtırması msn in de 800 tane kız olması onların bi çoğuyla aşkımlı konuşmaları falan bunlar daha sölediklerim www.Nazlim.net söylemediklerimde var o kadar aptalmışım ki ben onu tutkuyla severken onun beni düşünmemesi beni kahretti sonunda ondan ayrıldım bi daha hiç barışmamak üzere 6 ay sonra başka biriyle çıkmaya başladım şuan çıktığım bana gerçekten değer veren birisi o bunu öğrendiğinde bana yine mesajlar attı sensiz yapamıorum diye ama çıkardım onu hayatımdan desemde hala içimde var o benim ilk aşkımdı ben onun için her ne kadar diyer kızlarla aynı olsamda ..
—–

Unutmalıyım Seni
Daha 17 yaşındaydım her lise öğrencisinin başına geldiği gibi okul banada çok anlamsız geliyordu. Ta ki onu görene kadar. Biliyorum benden yaşça büyüktü bu içimdeki anlamsızca sevgiyi bende anlamamıştım. Ama onu görünce napıcağımı bilemiyordum onun da bizim okulda işi olduğu için sürekli okulumuzdaydı. Onu belki görmesem unuturdum ama sürekli etrafımda olduğu için unutumamıyordum. Benden yaşça büyük olduğu için arkadaşlarım falan ters tepki veriyorlardı ama napıyım onu çok seviyordumki en yakın arkadaşlarımın dedikleri bile beni ilgilendirmiyordu. Birgün okulda dersimiz boştu arkadaşlarımızla beraber okulda msn açmaya karar verdik açtığımda sevdiğim çocuğun dükkanının yanında çalışan bi arkadaşımdan msnsini istedim o gidip onun adresini aldı. Bende ekledim o an açıkmış kabul etti ve msn de de olsa onun yüzünü göremeden de olsa onla ilk defa konuşmuştum ve o kadar mutluydumki ona herşeyi söylemek geliyordu içimden. Biraz konuştuktan sonra benimle buluşmak istediğini söledi ve bende büyük bi istekle kabul ettim gittim 2 dakikada olsa onunla ilk defa yüz yüze bakarak onun yeşil gözlerinde kaybolduğumu hissetmiştim sonra birbirimize telefon numaralarımızı verdik ve konuşmaya başladık ama o ilk buluşmamızda benden önce 2 kişiyle daha buluşmuş ve bende salak gibi o gün onu sevdiğimi fakat utandığım için artık sevmediğimi sölemiştim ama biliyorumki kendimi kandırdım artık sadece arkadaşız ama o benim için ulaşılamayan imkansız tek aşkımdı. o bizi arkadaşız gibi görüyo ama ben içimde ona karşı hissettiğim büyük aşkı bi türlü silip onu arkadaşım olarak kabullenemedim sizce ne yapmalıyım ki bu aşkı kalbimden silip atayım..

—–

Terkediliş
“ Söylediğim herşeye bir eleştiri buldular . Eleştiriye karşı olduğumdan değil ama aralarında beğenileceğine emin olduğum laflarım da vardı . Görmediler …
Doğduğumdan beri , yani kendimi bildim bileli , hep bir yerlere gelmek istedim ama bunun için birşey yapmadım farkındayım . Ama bu benim suçum olmamalıydı . Sonuçta kaderimde yazanı yaşıyorum …
Asırlar ötesinden benim ne şekilde yaşayıp öleceğim belliydi . Tembelliğimle alakası yok , işime gelen bu … Ne yapsaydım ? Bu duruma açıklık getirmem gerektiğimde savunma aracım olarak Tanrıyı kullanamıyacaksam ,neden iyi bir yere geldiğimde şukurler olsun dıorum ???
Geldiğim nokta benim suçum değil . Elimdeki kalem , önümdeki kâğıt ve aklımdan geçen herşey , benim değil . Tanrının zevkinin bir tabiriyim , hepsi bu
Yoldan sapıp kötü yola gireceğimin bile yazılı olduğu bir kitap var … Şeytan ` a sağladığım uyumun , Tanrı `ya olan saygım ve sadakatim ve sevap kazanmak için sevap kazanma sinsiliğinde verdiğim sadaka yüzünden , içten pazarlıklılığımdan dolayı günah yemem …
Keşke bilmeden yaşasaydım herşeyi . Duyguların daha adları bıle konulmadan aşık olduğumu hissetseydim ve ben koysaydım adını “` in “ die aşkın . Tüm dogamda saklanabileceğim tek yer anlamında . “ diyerek kendisini terketmeye hazırlanan eşini etkilediğini sandı yetmişlerinde haala gençliğini yaşayan delikanlı . Ne diyeceğini bilemeyen kadın , hayata bu yaşta bile suç atabilen bu günün yeni , geleceğin eski kocasına son bikez baktı ve bavulunu alıp kapıdan çıktı ..
—–

Tut Ellerimden
-Git bakalım Selen, git! Ne oldu yani sana biraz bağırdımsa. Bilmiyormusun sanki benim sinirli bir adam olduğumu. İş yerimdeki sorunlarımı da biliyorsun. Kaç zamandır müdürle düşman gibiyiz. Bumu yani sevmek? Tamam, geçen gün çok sinirlendim, sana ağır laflar söyledim. Ama idare edeceksin beni. Her evde olur bunlar. Sen bu evin kadınısın, katlanacaksın bazı şeylere. Çocuğu da aldın götürdün annene. İyi mi oldu yani şimdi? Selen bak! Eğer böyle inat etmeye devam edersen bu yuva dağılır sana söylüyorum. Bir daha da beni bulamazsın..

-Ahmet, mektubunda bana katlanacaksın diyorsun. Yazıklar olsun sana! Bunca sene senin bitmek tükenmek bilmeyen sinirine, bundan dolayı sürekli kavga çıkarmana göhüs geren ben değil miydim? Ama artık dayanılacak gibi olmadığının farkında bile değilsin. Hadi kendimi geçtim, alıştım sana. Ya Can? Daha sekiz yaşında. O’nun önünde her gün ettiğimiz kavgalardan çocuğun ne kadar üzüldüğünün farkında değil misin? Eğer bu yuva dağılacaksa bil ki benim yüzümden değil, senin öfkene hakim olamadığın içindir. Bir daha beni bulamazsın demişsin. Ahmet ben çok düşündüm. Sen kendini değiştirmedikçe bizim o evde asla huzurumuz olamaz. Ve artık ben senle sürekli kavga etmekten, usandım. O yüzden bir daha sana dönmeyi asla düşünmüyorum.

-Selen, bugün senin ve Can’ın benden gidişinizin dördüncü ayı. Bir gün çekip gideceğini hiç düşünmedim. Gidersen de üç beş güne dönersin dedim. Sizden sonra ev çok sessiz. Ölüm sessizliği gibi. Selen galiba sen haklıydın. Ben gerçekten sana çok haksızlık ettim. Bu arada her şey ardınızda bıraktığınız gibi. Bir ben değiştim sadece. Sizden sonra, en yakın arkadaşım Alkol oldu. Senin ve oğlumun hasretini ancak böyle söndürüyorum. Bu arada işten de atıldım. Alkolik ve kendini kaybetmiş birin istemiyorlar. Bütün gün evdeyim. Gecelerim, gündüzlerim birbirine karıştı. Bazen duvarlar üzerime üzerime geliyor, boğuluyorum. Kaç zamandır saçımı, sakalımı da kesmiyorum. Annem emekli maaşından yardım ediyor bana. Zaten masrafım yok. Boğazımdan sizsiz bir tek lokma geçmiyor. Tek masrafım sevgili dostlarım içkim ve sigaram. Akşamları Can’ın resmine bakıyorum. Bende kalan, o minik yeleğini öpüp kokluyorum. Can’ı çok özledim biliyormusun? Hep odasında yatıyorum kokusunu içime çekmek için. Dün O’nun okuluna gittim uzaktan da oğlumu göreyim diye. Ve gördüm onu. Gördüm canımın içini. Arkadaşlarıyla birlikte gülüp oynuyorlardı. Bilmiyorum ben aklında varmıydım? Koşup ona sıkı sıkı sarılmak istedim. O süt kokusunu koklamak istedim. Yüzümü yüzüne değdirmek istedim. Yapamadım. Benim bu perişan halime üzülmesini istemedim. İçim yana yana O biricik canımı seyrettim. Kah mutluluktan ağladım. Kah hasretinden hıçkırıklara boğuldum. Sizi çok özledim anlıyormusun? Lütfen dönün artık! Sizden sonra evdeki bütün çiçekler soldu .Kuşlar bile pencereye gelmez oldu. Her kez biliyor artık bu evde Can yok, Sen yok, hayat yok…

-Ahmet, bütün bunlara benmi neden oldum? Allah’ının aşkına söyle. Neden bana bu mektubu yazıp beni daha da acılara boğuyorsun. Sanıyormusun ki ben o evden çıktıktan sonra eteğime zil takıp oynadım. Biliyorsun senle ne kadar tartışsak da, ben en güzel günlerimi o evde yaşadım. Sende gözümü açtım ben. Ben, sende çocuk oldum. Kadın oldum. Ana oldum. Sanma ki evliliğimize vefasızım. Sanma ki her şeyi içimden bir kerede söküp atabildim. Hele, Can.. Çocuk rüyalarında hep “Babam, Babam diye sayıklıyor. Her gece senin resmini öpmeden, sana “iyi geceler babacım” demeden yatmıyor. Hangi ana ister yuvası dağılsın. Ahmet, seni severdim, hem de candan bilirsin. Gene içimde başkasın. Ayrıldık diye ne olur kendini bırakma. Kendine yazık etme. Bizleri de burada daha fazla kahretme.

-Selen, Selenim. Sana iyi haberler vermek istiyorum. Bilmiyorum bu saatten sonra, yani beş aydan sonra kıymeti varmı senin için. Alkolü bıraktım artık. Kendime bir işte buldum artık. Bu arada psikoloğa da gidiyorum, sizi benden koparan şu kahrolası sinirli halimden kurtulmak için. Selen, yalvarırım gelin artık. Başka ne yapmamı istersen söyle, inan yaparım. Tut artık ellerimden anlıyormusun. Yalvarırım tut ellerimden.

-Canım babacım benim. Canım babacım. Çok mutluyum artık. Annem valizlerimizi toplamaya başladı. Bu hafta sonu yanına geliyoruz. Bir daha senden hiç ama hiç ayrılmayacakmışız…
—–

Gecenin Sahih Yüzü
Seslenebilmek için içimdeki yas ağıtlarına ihtiyaç duymayacağım. Çünkü göz yaşı yalandan daha güçlü ve belirsizlik taşıyor bu gece. Seslenebilmek içimdeki boşlukların farkındalığını sağlamaktır sadece. Bu geceye kadar içimde varolanları bir bir sundum sana. Geriye bu boşluk kalmıştı. Anlamını bilmediğim bir boşluk aynı zamanda. Karşısına geçip acı acı bakıyorum sadece. Bilmiyorum, bu boşluğun farkında mısın? Fakat, pis bir boşluk…anlam veremediğim, ismini koyamadığım bir boşluk…

Şair der ki… “Aslı yokmuş dinlediklerimizin”… Bu mısra hayatımın özeti gibi sessiz gecede iyice anlamını yüzüme vuruyor.
Bir suskunluk kaplıyor içimi. Bilgece susmak geçiyor içimden. Hiçbir şey duymuyorum sanki. Ben yokum, seni hiç tanımadım sanki…anlamsız nöbetlerim depreşiyor…

Mürekkebi bitmiş bir kalem gibiyim. Seni yazmak geçiyor içimden; yazıyor, yazıyorum bir şey çıkmıyor ortaya… ve bilgece susuyorum. Sonumun geldiğini biliyor, boynuma ip geçirmeni bekliyorum.
Paul Ree Lou’ya der ki: “Merhamet et, beni arama!” bu sözler takılıyor aklıma bu gece. Fakat istemiyorum. Seninle olmak, senin yanında olmak mutluluk veriyor bana. Hayata bağlandığımı hissediyorum. O zaman geleceği durmadan doğuruyorum. Boy boy düşlerim oluyor. Fakat sen ölüyorsun! Ölmene anlam veremiyorum. Sanki benim yüzüm, benim soluk alıp vermem seni canlı kılıyor. Ama istiyorum ki senin sana ait nefesin olsun. Bu nefesten bana da üfle ki öldüğüm sanılmasın.
Günahı hissetmemek aşkı hissetmemek gibiyse ben sana aşığım. Çünkü seninle günah işlediğimi hissetmiyorum. Sadece senin yanında duruşumun yalan olduğunu hissediyorum. Seni sevdiğimi söylerken yalana yakalanmış bir hasta gibi duruyorum. Sanki sana otomatik yalanlar sunuyorum. Böyle duygular hissetmemi anlamıyorum. Bu anlamsızlığı benim içindeki boşluğa yüklüyorum. Fakat bu suç o kadar büyük ki bu boşluk tam karşılamıyor bunu. Bu boşluğu birazda sen oluşturuyorsun gibi. Belirsiz dünyalar gözlerinden yansıyor bana. Bu cesaret veriyor aslında, yalanlarımın yüzü az da olsa gerçekleşiyor böylece… fakat bunları bu yazdıklarımı sevmiyorum… bir boşluk işte, içimi kemiren bir boşluk… hiçbir şey hissetmemenin adı belki de…
Heyecansız bir adamın titremeleri sahihse bu yazdıklarımda sahih. Gecenin bu vaktinde oturup bunları yazdım. Hiç uğraşmadım. Bu yazıyı temize çekmeden vereceğim sana.
Bu bir ayrılık mektubu değil kesinlikle. Ayrılma duygusunu hiç hissetmiyorum. Sadece bir boşluk… sessiz bir boşluk… belki de yüzümüzün yankısı… beni sevdiğini söyleyen gözlerin boşluğu…
Sana seslenmeye çalıştım. Gözlerimden süzülen bir damla olmanı istedim… uzandığımda yas ağıtlarının uğultusu hala kulaklarımdaydı, sevgilim.
—–

Onları Sevgileri Ayırdı
Metin’in ömrü gurbette geçmişti. Doğuştan sevda adamıydı. Tanrı onu sevgilerin en sınırsızı ile donatmıştı. Ancak uzun ömründe aradığını bir türlü bulamamıştı.
Bir gün rastlantı sonucu Ayla’nın bir resmiyle karşılaştı. Gördüğü anda hayran kaldı. İçinden ‘’İşte bu. Yıllardır aradığım bu…’’ diye düşündü.
Araştırmaya başladı. Buldu Ayla’yı bir gün. Ancak, Ayla derin üzüntüler içindeydi. Dünyaya küsmüştü. Gözyaşları yanaklarından süzülürken Metin dayanamadı.
–Üzülmeyin lütfen dedi. Sizin için ne yapabilirim? Her zaman yanınızdayım. Söylemeniz yeterli.
Ayla:
–Teşekkür ederim abi, diye yanıtladı.
Diyecek söz bulamadı Metin. Adresini bırakarak ayrıldı. Ne yapıp etmiş, Ayla’nın o resmini ele geçirmişti. Her akşam o resme bakmadan yatmazdı. Ancak çaresizdi. Çünkü, Ayla ona ‘’abi’’ demişti.
Bahtına küstü Metin. Edebiyat ve müzikle uğraşırdı. Teselliyi yazılarında aradı. Yazdı durmadan. Yazdıklarını çeşitli yerlerde yayınladı. Zamanla tanındı. Saygı duyulan bir üstat olarak isim yaptı.
Ne yapsa teselli bulamıyordu.
Bazı geceler içiyordu. Şarkılar eşliğinde içtikçe daha çok efkârlanıyor, efkârlandıkça daha çok içiyordu. Çok zaman sabah güneşi doğarken yatağa girmekteydi.
Böylece aradan iki yıldan fazla zaman geçti.
Bir akşam yine hüzün bastı Metin’i. İçmeye başladı. İçtikçe düşündü. Düşündükçe içti. Bu kara sevda böyle çekilmezdi. Sonunda derdini Ayla’ya açmaya karar verdi. Uzun bir cep telefonu mesajı yazarak gönderdi hemen. Çünkü, bekletse ertesi günü asla gönderemeyeceğini biliyordu. Mesajında derin sevgisini, hüzünlerini, çaresizliğini anlatmıştı…
Ayla çok duygusaldı. Mesajı okuyunca önce şaşırdı. Sonra acıdı Metine. Aradı ve uzun uzun konuştular. Daha çok Metin konuştu. Sevgisini anlattı her sözünde. Ayla mesafeli duruyordu devamlı.
*
Ertesi günü sabahı Metin uyanmıştı. Akşam sarhoş kafayla yaptıklarını düşününce utanmaya başladı. Ben ne yaptım diye pişmanlık duydu. Ayla’ya içinde ne varsa pat diye dökmüştü. Şimdi Ayla ne düşünürdü hakkında? Gün boyu pişmanlık içinde düşünüp durdu. Sonunda Ayla’yı aramaya karar verdi.
Ayla telefondaydı.
–Ayla hanım size akşam söylediklerim için utanıyorum. Sarhoştum. Sizi kırdımsa özür dilerim. Lütfen unutun ve beni affedin….
–Önemi yok dedi Ayla.
Aradan bir süre daha geçti. Bir gün yine karşılaştılar. Edebiyattan, şiirden, sevgiden konuşurken söz dönüp dolaşıp Metin’in o sarhoşluk anında söylediklerine geldi. Metin’in utanıp kızarmasına rağmen ayla;
–İnsan sarhoşken doğruyu söyler derler. Bence o akşam söyledikleriniz sarhoşluktan öte, doğru sözlerdi…
Metin itiraf etmek zorunda kaldı.
–Evet sizi yıllardır seviyorum. Kırmamak için de söylemiyordum. Yıllardan beri aşığım size.
Sohbet bu konu üzerinde uzayınca Ayla da bu sevgiye sevgiyle karşılık vermeye başladı. Dünyalar Metin’in olmuştu. Sevincinden kuş gibi hafiflemiş, havalarda uçmaya başlamıştı.
İki hüzün mahkûmu teselliyi birbirinin gönlünde bulmuştu işte. Gönül diliyle anlattıkları sevgileri sevdaya dönüştü. Sevda sınırlarını aştı. Sevda ötesi vazgeçilmez, yüce bir büyü halini aldı.
Metin Ayla’ya kendi adıyla hitap etmezdi hiç.
— Sen benim Leylamsın, ben de senin Mecnun’unum, derdi.
Ayla da her zaman aynı yanıtı verirdi.
— Eğer Leyla ile Mecnun yaşasaydı bizim aşkımıza gıpta ile bakar, bizi örnek alırlardı. Bizim sevdamız efsanelerin de çok üstünde… Anlatılmaz. Yaşanmadan bilinmez. Bu sevdayı anlatmaya sözlükler yetmez. Sen benim dünyamsın. Sensiz yaşayamam. Ölürüm inan…
**
Birbirlerini kendi gözlerinden sakınır hale geldiler. Görüşmedikleri zaman bunalıma giriyorlardı. Şarkılarla konuşur, şiirlerle söyleşirlerdi. Birbirlerine söyledikleri her söz bir sevda kitabına sığmayacak kadar anlamlı ve derindi.
Artık sık sık bir araya geliyorlardı. Göz göze bakışmak, el ele tutuşmak, Metin’in koluna girerek çarşı pazar dolaşmak Ayla ile Metin’in en büyük ve vazgeçilmez mutluluğuydu. Sadece bir arada olmaları yetiyordu onlara. Geleceğe umutla bakıyor, mutluluk planları yapıyor, kendi dünyalarına göre hayaller kuruyorlardı.
Ancak, Ayla Metin’i fena sahiplenmişti. Onu uçan kuşlardan bile kıskanır hale gelmişti. Her hareketinden farklı bir anlam çıkarıp, kıskançlık krizlerine girmeye başlamıştı. Metin’se Ayla’ya sonsuz güven duymaktaydı. Çünkü sevgisinden emindi. Onu gönül kafesinde narin bir kuş gibi düşünüyor, sevgisiyle beslemeye çalışıyordu.
Metin az çok ünlenmiş biriydi. Tanıdıkları çoktu. Duygu yüklü yazılarını okuyanlar onunla tanışmak ve sohbet etmek için fırsat kolluyordu.
Bazı hanımlar Metin’in çevresinde kelebek gibi uçuşmaya başlamıştı. Metin onlara gülümsüyor, içinden de;
–Boşuna dolaşmayın. Benim gönlüm dolu. Başkası bu gönüle sığmaz ve sığmayacak. Aylam bana ömür boyu mutluluk vermekte. Aylam bana yeter, diye düşünmekteydi.
Ancak gel gör ki, bunu Ayla’ya bir türlü anlatamadı. Ayla’da takıntı olmuştu kıskançlık. En küçük, sıradan bir olay onu tetikliyor, tartışmayı kavgaya taşıyor, bir türlü sakinleşmiyordu. Metin ne kadar anlatmak istediyse anlatamadı. Takmıştı kafaya Ayla.
Sevgi ikinci plana itildi. Nerdeyse her günleri kavga ve tartışmayla geçmekteydi artık. İkisinin de içine ateş düşmüştü.
Metin, Aylam artık bana güvenmiyor. Güvensiz sevda olmaz. Ona karşı hiçbir yanlış yapmadım ve yapamam diye düşünmeye başladı. Kendini anlatmaya ve bu boş tartışmaları bitirmeye çalıştı sürekli. Ne yapsa anlatmaya ve Ayla’yı ikna etmeye gücü yetmedi.
Oysa ki, uzun süreden beri tartışmalarına rağmen ikisi de birbirini taparcasına sevmekteydi hala. Sevdalarında hiçbir eksilme yoktu. Hatta artıyordu sevdaları. Ancak kıskançlık tartışmalarından sevdaya zaman ayıramaz oldular.
Her zaman alttan alan Metin de artık dolmaya başladı. Patlama noktasına yaklaşmıştı iyice. Bir tartışma sırasında da patladı birden.
–Yeter gülüm! Yeter artık!.. İşte ben gidiyorum, dedi birden bire.
Ayla sustu ama ok yaydan çıkmıştı. Metin nesi varsa topladı. Ayla’ya sadece;
–Hoşçakal gülüm dedi.
Ayla’nın içine ateş düşmüştü ama Metin de en azından Ayla kadar yanmaktaydı. Kaderin gözü kör olsun. Bir hiç uğruna, boş yere ayrılıyoruz diye düşünerek öfkeyle yürümeye başladı.
İçinde anlatılmaz bir kahır, hüzün ve ızdırap vardı. Bir ayağı gidiyor, öbürü gitmiyordu ama yola çıkmıştı bir kere. İyileşmez yaralar içinde, hüznün ve acının doruğunda, yavaş adımlarla ilerlerken dudaklarından bir meyhane şarkısı döküldü.

‘’Kederli şarkılar esir edemez.
Ağlarım sırrımı söylemem sana.
Mecnun leylasını böyle sevemez.
Ölürüm bir tanem dönemem sana…’’

Meçhule yolculuk böyle başladı. İkisi de birbirini sınırsız seviyorlardı. İkisi de bu yaradan kurtulamayacaklarını ve artık başka birini daha sevemeyeceğini biliyorlardı.
Onlar birbirlerini taparcasına sevdikleri için ayrıldılar.
—–

Susuz Çatlak Dudaklarıma Seni Anlattır
Susuz bir ölüm aldı aklımı.Kimsesiz hüznüm, yüzü.İster sus, ister konuş Hırçın, divane, yorgun bir güz’ümü.Ömrümü sebil etmişken zamana
Akreple yelkovan saplandı bağrıma düşlerin kara topraklarına sarıldım dünyadan usandım da mahşerde bile seni kuşandım
Yarım bir sözcüktü dilindeki adım sukut ile türkülerde kanadım ay düştü satırlarıma ve ben yazdıkça tükendim kendimde sana çoğalarak
kendimde azaldım…
Bilsen gözlerim ne zamandır boş ve ben hala yazıyorum, seni senden uzakta arayarak…
Her gün yeni baştan seni yazmaya çalışmaktır hayatımın anlamı. Her sabah birbirine aşık harfleri güneşli bir sen’e hazırlamaktır umudu giydirerek. Nice sevdaları kaybetmiş yüreğimle yazdıkça sevmek seni ve sevdikçe yazmak bitimsizce. Ayak izlerinde sürüklenen yaprak misali hayaline çarpıp kendine geri dönen bir alın yazgısına darılmak, an’a sarılmak; sevda yankısı ve belki de bir yürek yangısı gibi hislerine bağlanmak.Alçak gönüllü yapraklarımla savrularak, her akşam sarmaş dolaş karşılamak mümkün olsaydı seni, bil ki gözlerim hep gülerdi. Senli düşleri döktükçe yanaklarıma, ıslanırdı üşümüşlüğüm. Saçlarımda filizlenen neşeli ve gülümseyen çiçeklerin gölgesinde bana yetecek kadar sen’im olmadı ki hiç benim. Yalnızlığımın cesaretinde iki dudağımın arasında sessiz öpüşlerimi büyütürken, ateşle dolaşırdın bedenimi. Neşeli kelebekler gibi gezerdin çiçekli ovalarımı, meltem kokulu yollarımı ve bereket yüzlü dağlarımı. Göklerin kubbesi gibi hep üzerimdeydi bakışların.Eylül’ü çiçeklere boyadığında meçhul bir şarkıyı giyinip, tenha dudaklarımdan öpüyordun.Biliyordum,Düş`tün, Sadece bir düş…
Ey ömrümün son bahar sevinci,
Gel ! Dünyadan uzak bir sevda semtinde mis kokulu güller yetiştirelim yatağımızda. Kan revan olsa da tenimiz, sokul bana ve toprağa. Yaşama başlarken yanımda olamasan da üzülme, bak ölüme doğru giderken yanımdasın işte. Yazdığın ilk cümle olamasam da satırlarında, ne olur son şiirin olmama izin ver.
Anlatmak istiyorum seni, unutulmuş eski bir koy’a, gözyaşlarımla ıslanan kara toprağa ve en çok da sana. Harflerin anlamlarını ulu orta soyup üzerlerinden yalın ve çırılçıplak anlatmak seni. Çekinmeden her cümleye yüklerken sarhoş, orman kokulu anlamları, fazla kaçırmak sevgiyi ve her halükarda sana dönmek tatlı bir baş dönmesiyle. Hayıflanmak, sevginle sevgili olamayışıma ve inadına sevgimle ölümsüzleştirmek seni. Bu sarhoşluğu çok görüp kendime seni yasakladıkça aklımdan çıkaramamak, her sabah yoluma güller seren gözlerini.
Basmakalıp sözcüklerden uzaklaşıp ezberlemek ayak seslerini, belleğime kazımak inadına. Yüreğime emanet ettiğin her şeyi saklamak yosun kokulu kıyılarına. Usanmadan düşünmek seni. Gök kubbeye yakın bir düşte buluşmak aynı ateşten geçerek. Çatısı yıldızlardan penceresi güneşten; bahçesi hatıralarla dolu bir dünya evinde gökleri ayaklarının altına sermek… Uykusuz bir gecenin arifesinde elin elime değerken dudaklarımla karşılamak dudaklarını ve çıplak bir ayazda yorgun yüreğini yüreğime yaslamak. Dinlemek öylece yüreğine hayat olan ayak seslerimdeki tıkırtıları…
Masallarda büyüyen toprağına sadık bir göl gibi imkânsızım denize kavuşan nehirlerine. Yine de saçlarımda büyüyen buğday başaklarının yalnızlığını okşa yaralı ellerinin bereketiyle. Yahut ellerimi al ne olur tenine, benim gözlerimle bak bir kez olsun kendine… Sevdalı duruşlarının penceresinden el salla her sabah sesime. Giyin seven yüreğinin gömleğini, ilikle düğmelerini ellerimle. Sürgülü bekleyişlerimin mandallarını aç, koş gel bahar gibi seni beklediğim şehirlerine…
Ah yar, yorgun ve bezgin yılların rüzgârına kapıldım sürüklenip gidiyorum eksikliğini duyarak… Sensiz yarım kalmışlığımı alıp götürecek ölüm an’ımı bekliyorum. Yalnızlığı hecelerken kolum kanadım kırık… Yokluğunla yaman bir hüzün abanıyor kuru dallarıma –ki adı gurbet. Kimsenin bana el uzatamayacağı kadar uzak bir köşede bekliyorum gelişlerinin gölgesini. Gamlı kirpiklerimin arasında seni görüyor gelip geçen herkes ve yüreğimi okuyup bitimsiz bir sevdayı tanıyorlar. Simsiyah bir gece inerken gözlerime yıldızların arasında boyun eğiyorum kederlere… Uzadıkça uzuyor kara günüm…
Bilmiyorlar…
Yer, gök neden siyah.Ve sen en sevgili,bakma öyle gözlerini süzerek üzerek sözlerini uzak durma ellerime.Islak saçlarımın hüznünü çözerek
Düşe kalka susma küserek karanlık sulara bak göremedikçe beni mavileştirme sakın duyamadıkça ak
Kaybettiklerimizi yüreğimde saklı “biz” dilinde cümle alemin dokunduğumda kanarsa kalemin yoksa,yoksa sende mi beni suçlayacaksın? Uyan sevdalı uykulardan, uyan, uyan da son kez gözlerime bak.Şimdi senden ve kendimden, tüm her şeyden vazgeçişte bile,bir hayalin gölgesinde
Saklayacağım seni ebediyete.bu can bu kan bende oldukça..
—–

Babaya Veda
Akciğer kanseri olan yaşlı adama, ameliyatının ardından ışın tedavisi önermişti doktorlar.

Konya’ da ışın tedavi merkezi bulunmadığından, İzmir’ de görevli oğlunun yanına getirmeye karar verdi aile.

Oğlu, doktorla yalnız görüştü. Babasının raporlarını ve filmlerini gösterdi. Doktor: Hastalığın son aşamasında olduğunu, ancak yirmi günlük bir tedavi uygulayacaklarını bu tedavinin ise babasını kurtaramayacağını, sadece ölümünün daha az acı ile gerçekleşeceğini söyledi.

Tedavi süresi tamamlanmıştı.

Konya’ya dönüş zamanı gelmişti.

Kucağına aldı babasını. Acılar içerisinde inleyerek, sarıldı oğluna yaşlı adam.

Plastik bir sandalye ile dördüncü kattan aşağı indirdiler. Arabasının ön koltuğuna babasını yerleştirdi.

Yaşlı adamın kemiklerinden gelen çıtırdama sesleri, oğlunun yüreğinde, bir ömür kapanmayacak derin çizikler bırakıyordu.

Doktorlar bir hafta kadar yaşayabilir demişlerdi.

Yolculuk boyunca, son anların tadını çıkarmak istercesine hiç susmadan laflar etti genç adam. Babasını güldürmeye çalıştı yormadan. Dinlenmek için durduklarında ateşini kontrol ediyor bahanesiyle ellerine, yanaklarına dokundu her seferinde uzun, uzun.

Günün sonunda Konya’ya geldiler.

O geceyi ablasında geçirdiler. Ertesi sabah, genç adam İzmir’e dönmek için babası ile vedalaştı. Sıkı, sıkı sarılmak istiyordu ama canını acıtmak korkusuyla yavaşça son kez sarıldı babasına.

İki gün sonra görüşmek için telefon etti. Tüm akrabaları evlerindeydi. Babasını verdiler telefona. Genç adam: Nasılsın baba? Dedi. Yaşlı adam sadece’’ i’’ diyebiliyordu.‘’ i ‘’İyiyim demek istiyordu. Artık konuşamıyordu.

Üzgün bir halde telefonu kapattı.

Ertesi gün, vefat ettiğini haber verdiler.

Otobüs yolculuğu boyunca babasıyla yaşadıklarını düşündü. İlkokula kayıt için gidişlerini, balık avlamalarını, top oynamalarını, motosiklete binmeyi öğretişini. İnce bıyıklarını, küçük telaşlı gözlerini, hızlı adımlarla yürüyüşünü. Sevinçli anlarında attığı kahkalarını, üzüldüğü zamanlarda gözyaşlarını saklayışını…

Defin işlemlerini tamamladılar.

Babası postaneden emekli memurdu. Genç adam, çocukluk yıllarında, okul çıkışları postaneye gelir, babasının mesaisi doluncaya kadar bekler, evlerine birlikte dönerlerdi.

Babası postanede mektup kabul bölümünde çalışırdı. Babasının mesaisinin dolmasını beklerken boş masada, üzerinde köylü kızı resmi olan elli kuruşu hızla döndürür, paranın dönme hızı bitince masa üzerinde yalpalarken çıkardığı sesi dinlerdi.

Şimdi, yıllardır gitmediği o postaneye babasının ölüm raporunu ve sağlık cüzdanını, emekli sandığına göndermek için gelmişti.

Zarfı orta yaşlardaki görevliye uzattı. Çocukluğunda oturup babasını beklediği masaya gitti bakışları.

Masada okul kıyafetleri ile bir çocuk oturmuş, masa üzerinde bozuk para çeviriyordu.

Her zaman babası ile birlikte çıktığı postane kapısından, yalnız başına çıktı. Kulaklarında, masada yalpalayan para sesi.
—–

Soğukkanlı Ayrılık
Seninle tanıştığımda üniversitede ilk senemdi. Tecrübem hiç yoktu. Sen farklıydın. Birlikte iyi bir ikili olmuştuk. Sen olmasaydın ben popüler olamazdım. Daha önce yaşadığım 18 seneyi yok sayıyorum. İyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın.

Derslerde zorlanırdım. Ah, sensiz geçirdiğim bazı günler öyle kötüydü ki anlatamam. Hoca başkalaşır, dersi bana anlatmazdı sanki. Takip edemez çıkardım. Neden sen yoksun yanımda diye kendime kızardım. Her şeyi kolaylaştırırdın. Seninle iken her şey daha anlaşılır daha net gelirdi.

Öyle alışmıştım ki geceleri de yanımda olmanı dilerdim. Sana uygun gelmese de ben ısrar ederdim. Uyandığımda ilk gördüğüm sen ol isterdim. Çoğu zaman da öyle olurdu. Gözümü açtığımda dokunuşunu hissetmek ayrı bir duyguydu benim için. Yakın olman rahatlatır, huzur verirdi bana. Bunu herkes anlayamaz. Sen benimle geçirdiğin 7 seneden memnun musun bilmem ama ben çok mutluyum.

Her güzellik bir gün son bulurmuş. Zaten son günlerde sende bir bıkkınlık olduğunun farkındaydım. Aramızda bazı sorunlar olduğunu çevremizdekiler de anlamaya başladı. Geçen gün bir dostum artık seni değiştirmem gerektiğini söylediğinde çok ağrıma gitti. O kadar da uyumluyduk hâlbuki… Ne değişti? Nasıl olurdu, 7 yıllık birliktelik neden bitsindi ki?

Bugün seni değiştirmeye karar verdim. Yeni bir tane bakmaya başladım. Şimdi anlıyorum. Sen sıcaktan, soğuktan, terden iyice kullanılmaz hale gelmişsin. Bana destek değil köstek olmaya başlamışsın da ben farkında değilmişim. Artık yeni gözlük takmanın sırası gelmiş. Elveda gözlüğüm, sen benim ilk göz ağrımsın. Seni unutmayacağım!
—–

Yasak Aşk
Gece yarısı gelen bir mesajla irkilmişti…kimden olabilirdi ki az önce kavga etmemiş miydi nişanlısıyla.bir özür mesajı olmalıydı..fakat sasırdı mesajı okuduğunda…bir zamanlar kalbinde derin yaralar acan birinden geliyordu mesaj.demek hala unutmamıstı onu..hala kalbini titretiyordu düşündükçe..oysa yasaktı o.imkansızdı.imkansız olmaya devam edecekti biliyordu.bunu ama bu mesaj da neyin nesiydi???ne istiyordu ki hala kendisinden..yoksa yarasını kanatmaya mı gelmişti tekrar..eğer öyleyse uzak durmalıydı…

……Ama olmadı yapamadı bunu…gelen mesaj öylesine içtendi ki olamazdı kötü bir niyeti..”sanırım bu gece tehlike olusturmuyorum senin için…mesaj atabilir miyim ne dersin??”yazıyordu mesajda..nasıl da içtendi.birden titremek aldı bütün vücudunu..öyle ki yaz ortasında soba yaktıracak cinstendi bu titreme ..nasıl da üşüyordu..sevdiğini istiyordu yanında..unutamamıstı hala onu..gelse yanına,bi sarılsa sevdiğine tüm sıkıntılarını unutacak dünyalar onun olacaktı..ve beklediği mesaj geldi;”dısarı cıkıyorum gel al beni.”sonunda onunla aynı sehirdelerdi demek.cok önceleri onun uzak bir sehre gittiğini duymustu..cok uzaklarda zannederken yanıbasında olduğunu öğrenince küçük bir cocuk misali sevindi..ve kosar adımlarla gitti sevdiğine

….İşte ordaydı..onu bekliyordu yine eskisi gibi..sokak lambasının altında nasıl da tatlı görünüyordu..kostu ve sıkı sıkı sarıldı ona..kokusunu içine cekti..tuttu kolundan,yaramaz cocuklar gibi sokaklarda kosturdu durdu..mutluydu ya işte var mıydı bundan daha ötesi.evine davet etti onu…biliyordu geleceğini..kıramazdı sevdiği onu.zaten hiç kırmamıstı…sadece bir konu hariç(!)…onu da hatırlamak bile istemiyordu artık..misafirine hosgeldin demek için tekrar sarıldı sıkı sıkı..bırakmak istemiyordu..zaten bu defa bırakmayacaktı onu..seneler sonra onu bulmusken tekrar kaybetmek işine gelmiyordu.sarıldı,öptü,kucağında yatırdı..oysa bunları yaparken anlamadığı birsey vardı;seneler önce kendisini uğruna terk ettiği sevgilisi yok muydu artık?yoksa kendisi gibi o da mı aldatıyordu sevdiğini??aslına bakarsan umrunda da değildi..büyülü bir dünyadaydı..baska hiçbir sey keyfini kacıramazdı.

…fakat sonra..sonra nedense bu büyü bozuldu adeta..sevdiğinin gidisi de gelişi gibi ani olmustu..belli ki pisman olmustu yasadıklarından..belli ki yanlıs birsey yaptığını yeni anlamıstı…kosar adımlarla indi basamakları..köşeyi dönene kadar kostu..birden ağır bir pişmanlık kapladı kendisini..neden yapmıstı ki bunu?neden yeni bulmusken tekrar kaybetmişti..nefret etti kendinden..o binaların arasında kaybolurken kendine küfürler yağdırıyordu..kimbilir bir daha ne zaman görecekti onu?bilinmezliklerle gitti kendi yoluna.acı bir burukluk kapladı benliğini…bu kaybedişin bir burukluğu olmalıydı…acı ve dayanılmaz…

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni ayrılık hikayenizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. www.Nazlim.net

Reklamlar

"Ayrılık hikayeleri" için toplam 104 yorum yapmış

  1. zeynep   03 Ağustos 2012 at 10:39

    Ben zeynep 17 yaşındayım . şimdi diyosunuzdur ki senn yaşın kaçki unutamıyorsun . Aşkın yaşı olmazmış öyle diyim size . Onu çok seviyordum aşıktım ona halada öyleyim 😐 1 yıl çıktık onunla . ben onunla çıkmak istmyodm arkadaş zoruyla çıktım kıramadım arkadşlarımı ve çıkmaya başladık . 2 hafta arkdaş zoruyla çıktm . ve ayrılmak istedgimi söyledm . ayrıldktan 1 gün sonra o aklıma geldi . korkmuştm o an . aşık olmak istemiyodm kmseye . iş işten geçmişti olmuştum bile . Ben geri beraber olmak istemştm onunla . neyse beni afftti . 5 ay geçti . kendi ayrlmak istedi 🙁 o an yıklmıştm ilk aşık oldugm kişi sevdigim kişi 🙁 duydumki beni sevmiyomuş başkasını seviyomuş . İntar etmeye kalkıştm herşey denedm ama olmadı ölmek istedm ölemedm . 6 ay geçti onun üzerinden hala aklımdan çıkmıyo . kmnle çıksam canını yakmak istemeyip ayrılıyodum . Şuan bi sevglisi var . ve kızı bulup kahve içmeye davet ettim oda kabl etti . ve buluştk kıza dedgm şu tek kelime o’nu üzme , kırma we biribirinizi çok sevin . 🙁

  2. GÖNUL.A   26 Temmuz 2012 at 12:18

    Bundan 11 sene önceye gidecem.Bir gun sinifda ders dinliyordum birden bana birinin baktigini hiss ettim o bakis farkliydi,benden gözlerini bir an olsun ayirmayan ögretbenimdi.Neler olub bittigini anlamaya calisiyordum cok kucukdum 13 yasindaydim nerden bileydimki askin bu kadar erken kapimi calacagini bende ona asik olmusdum onu cok ama cok seviyordum son senemdi ortaokulu bitirecektim bir sene sadece bakislarla yasadik askimizi ne o bana soyleye bildi nede ben ona nasil soyleye bilirdimki o bemin ögretbenimdi.simdiki aklim olsa söylemezmiydim haykirirdim her kez bilsin ben onu cok seviyorum derdim,dedimya cok kucukdum korkdum,emindim oda beni seviyordu sinif arkadaslarimda hiss etmisdi surekli beni izliyordu.Son gun okul bitiyordu ve biz ayriliyorduk bir daha göremeyecekdik bir birimizi ben farkindaydim artik onun bakislari olmayacakdi, biz gözlerimizle sevdik bir birimizi,ama olmadi,bir ruzgar gibi esdi gecdi hayatimdan ben hala o ruzgarin etgisindeyim,okul bittikden sonra memleketime gittim belki biraz unuturum dedim kendime olmadi,ben liseyi universiteyi bitirdim ve bu gun 24 yasindayim halada onu seviyorum keske onada soyleye bilseydim bunlari,belkide evli simdi belkide hatirlamiyor bile beni ama o benim icimden bir parca atamiyorum onu,baskasi sevmek istesem bile yapamiyorum artik bende yoruldum.Simdi size sunu söylemek istiyorum eger birini severseniz hic bir seyden korkmayin söyleyin korkmayin her kim olursa olsun görevinden asili olmayarak söyleyim,ben yapamadim simdi cok pismanim neye yarar,hayatimda ilk defa sevdim ve kaybettim onu,yeni öyrendim Kayseriye cikmis tayini,eger bir gun bu yaziyi okursan bilmeni isterimki ben sana hic bir zaman dokunamadim,söyleyemedim Seni cok sevdiyimi,Hayatin boyunca mutluluklar senin olsun F.B sevgilerle Hoscakal

  3. BüŞrA   15 Mart 2012 at 10:17

    2 sene önce bizim okula yeni birisi gelmişti bizden bi yaş büyüktü ama ona çoooooooooooooooooooookk aşık olmuştum çıkmaya başladıkk 1 sene çıktık çooook mutluyduk ama o senenin sonunda ayrıldık aradan 1 sene geçti ama yinede onu unutamadım onu hala çoook seviyorum inşallah bu yazıyı görür

    seni çooook seviyorum ÖMÜRümm

  4. nezrin   21 Şubat 2012 at 18:33

    nolsun ki benim acim sizden dahada buyuk ama nasil derler alin yazimiz boyle imis her kese sabirlar dilerim

  5. menis   30 Aralık 2011 at 01:14

    Ayrilik bazen ansizin gelir…
    cok eskiden tanidigim biriydi ama hic konustugumuz olmamisti birgun beni msnye ekledi ve hersey ozmndan itibaren basladi… konusmaya basladik ve bana nzmn gorusecegimizi soruyordu ben pek sicak bakmiyodum her seferinde kismet diye gecistiriyodum ve bigun dedimki nolur sanki gorussem arkadas oluruz fln sonra bi gun belirledik gorustuk. Ama sadece arkadas gibi bir niyetim vardi dahasi icin hic dusunmemistim ama ogun onunla iyi vakit gecirmistim konusmalari fln bi etkilenme olmustu bende pekte umitlenmek istemiyodum bidaha ya arayacak ya aramiycak diye… Sonr aramisti ve yine bulustuk ogun oyle cikmaya baslamistik bir anda ona okadar alismistim ki onu sevmiyodum ama onun yaninda olmak iyi geliyodu nebiliyim bana sarilisi yetiyodu ve hersey 1 ayin icinde son buldu okuldan eve toplanmistim eve msnime girdim sonra hemen ardindan yazdi bana iste nasil soylesem bilemiyorum biraz ara verelim sen ne diyeceksin fln fln okadar ofkelenmistim ki bir anda bende gelipte yuzume soyle bu ne boyle demistim aradan 2-3 gun gecti ve beni arada souk bir konusma ve bulustuk, dedim seni dinliyorum soyle ne olduda bitmesini istiyosun bana dedii sey hic bi sorun yok seni uzmek istemiyorum sadece beni anla fln fln sonkez sarilmistik birbirimize ve oyle bitmisti o an anladimki 1 ayin icinde ona nekadar alismisim kendime bile inanamamistim neoldu bana boyle diye… arkadaslar size diecegim tek birsey birine alismayi, sevmeyi, beklemeyin olmuyorsa zorlamayin hersey bi anda oluyor ilk tanisma cok onemli o an ne hissediyosan odur sonralara saklamayin kendinizi kimseyi uzmeyin. ben simdi onu ozluyorum ama bitmesini o istemisti oyuzden cok ozlesemde belki ona alistigim gibi kimseye bukadar kisa surede alisamam GITTI VE HERSEY BITTI

  6. Kübra   28 Aralık 2011 at 19:48

    Okulllar açılmıştı babama beni dershaneye yazdırmasını istemiştim fakat babam beni dershaneye yazdırmıyordu.Üzüülmüştüm fakat sonra geçmişti unutmuştum dershane işini neyse işte okulda beni sbs kursuna yazmış çok sevdiğim bir öğretmenim puanlarım tutmuştu ve sbs kurslarına gitçektik her c.tesi pazar neyse bu kurs başlamıştı o gün çok heyecanlıydım ve kursa gitttim gittiğim gibi mavi gözli kısa boylu bir çocuk bana bakıyordu neyse böyle 1 2 ay geçti aradan ben bu çocuğa aşık olmuştum daha adını bile bilmiyordum oysaki onu deliler gibi seviyordum çok bağlanmıştım .O;nu gördüğü,mde kalbim yerinden çıkıyodu Sonra onu tutmuştum kalbim yerinden çıkcak gibi atıyordu ellerimi sıktım ve ben seni çok seviyorum dedim oda bana benim sevdiğim var dedi seninle çıkamam seni sevmiyorum dedi o an dünyalar başıma yıkılmıştı.Sınıftakiler biliyodu hemde hepsi.;Sonra aradan 1 hafta geçti unutmuş tavırları yaptım kendini belli etmek için her sabah bana gülüyordu ama bi sevdiği vardı beni sevmiyordu ne yapcağımı bilmiyordum.Aşkımı kalbime gömmüştüm ve ona sadece bunu demiştim inşallah oda ben gibi seni SEVER !

  7. HaKaN   08 Ekim 2011 at 01:00

    ben orta yaşta bir bayanım hakanla bir kaç yıl önce msn de tanıştık kısa sürdü arkadaşlığımız ama ne olduysa oldu ben bu adama aşık oldum biraz çocukça gelebilir size ama öyle yıllardır çıkmıyor aklımdan sürekli fotoğraflarına bakıyorum feysten hatta albüm bile oluşturdum ne yaptımsa bir türlü çıkmadı aklımdan her an onu düşünüyorum hiç bir şey bile yaşamadan seni seviyorum bile demeden bu nasıl bir aşktır böyle bende inanamıyorum kendime bi başkası olsa benim durumumda güler geçerdim bir tatlı söz bile duymadan takıldım kaldım her yerde o var her yanım onunla dolu çok denedim unutmayı ama başaramadım onun kalbinde bi başkasının olduğunu düşündükçe çılgına dönüyorum dayanamıyorum beni hiç sevmediğini bilmek canımı yakıyor defalarca ona gitmek istedim ama yapamadım hep bir engel çıktı beni sevmediğini bile bile yinede gözlerine saatlerce bakmak istedim ama olmadı

    hakan ne yaptımsa unutamadığım tek adamsın hayatımda.. bana o kadar hakaret etsende ağır laflar kullansanda olmuyor yapamıyorum çıkmıyorsun aklımdan neyin bedelini ödediğimide bilmiyorum ne kadar süreceğinide tek bildiğim bir şey var artık dayanamıyorum sensizliğe eğer olurda canıma kıyarsam hakkını helal et lütfen ölene kadar kalbimde kalacaksın .. YAPTIKLARIMDAN UTANIYORUM

  8. sema   07 Ekim 2011 at 18:46

    áýşégül áblá….

  9. eda   05 Ekim 2011 at 23:48

    herkese slm hayatım byunca aklımdan çıkmcğnı düşündüğüm bi olayı anltcm size 2 yıl önceydi bizim ewn karşısndaki parkta tanşmştk ben hç pas wermemştm ama ona snradan anlmştm benden hoşlndğnı ama ben arkdaş araclığıyla onu sewdiğimi söyldm 1 hafta snra çıkmaya başladk herşey o kadar gzeldi ki ölesine güzel sürekli yanyanaydk herks kısknırdı bizi deli gibi korkardm ayrlmaktn derken okullar açıldı herşeyy ii gidio gibi gözüküyodu ama öyle değilmiş we ben yaz tatilnde çalşmaya başladm sadece salı günleri buluşablydk parklarda we parklarda bulşmaktan bıkmştm soğumştk birbrmzdn we ben bi gün ondan ayrldm ilk defa bana günlerce msj atmadı şaşırdm salı günü izin günüm oldğu için faceden haber alırım die nete girdim baktım o yok ilişki durumum değişmş we o beni silmiş başımdan aşağı kaynar sular döküldü herkes içinde ağlıyormm onun bi abisini tanıyodm onu aradm abi böle böle olmş die boşwer dedi nerdesn dedi yerimi söyledim sewdiğim oğlanla bulştğmuz yere gittim müzik açtm oturdm ağlıyorm kafamı bi kaldırdm o orda geliyo sırıtarak sinirlendm kafamı eğdim kaldırmaya çalştı kaldırmdam bişeler söyledi gitti arkasına dönmden we bende ağlayarak gezndm bi baktım arkmdan geliyo sonra ertesi gün bluşmk istdim bulştk ağladı ama hç knşmdı sna sarılablrmym dedim başnı salladı we sadece ağladı ertsi gün dayanamadım ağlıyosa kesin sewiodur dedim msj attm bana artk bana msj atma ben mtluym alştm merak etme snde alşırsn dedi işteydm dükkanı yakıorm çığlıklarmla bana beni swmdiğini söyle asla msj atmcm dedim sewmiyorm dedi öldümm rsmen öldüm…bi daha buluşmak istedm gelmdi bende unutcm die karar werdim we uyudm ertsi gn benim doğum günümdü gece 3 msj hepsi onda iiki doğdn die sabahı nsl ettm blmiorm öğlen tşk ettm akşam snnle bişi knşcm bekle ddi tm ddm akşam oldu arkdş kalalım dedi tmm dedim msjlaşıodk kıskanıodu beni snra ordaki son msjını bayramda attı we aylarca yoq…sonrdn öğrndm çıktığı wrmş çok sewiomş inanmdm bizimiki efsaneydi çnkü bambaşkdyı en yakn arkdşmada artk herksle gnlük takılcm dmş sewindm ama baktım kızla bayadır çıkıo intikam uğruna eski sewgilmle çıktm duydu üzülmştür die düşündm snra ondanda ayrldm gnlük çıktm bikaç kşyle ama kmse o olmadı we şmdi 1 yıl oldu benim hala kalbm onda görünce ölücem zannediorm ama o…facede kızla resmlerini koymş mahfoldm we o kızı çok sewio kız benden önceki yani eski sewglsymş öğrndm benden sadece 4 gün sonra ben mahalleyi ayağa kaldırp ağlarken o kızla brlktymş ona dönmüş we şmdi mutlu hemde çok olanlara rağmen hala nasıl mutlu olan o anlamıyorummm sakın ola kimseye güwenmeyin

  10. sema   21 Eylül 2011 at 19:34

    Nden bu hayat byle hep acı çekiyosun her insan senin sırtından vuruyo? tam buldum derken dostum sevgilim arkadaşm derken bırakp gidiyolar yarı yolda bu dünya neden byle bulamıckmıyım grçkten bni bn olduğum için seven birini BULAMICAKMIYIM….! 🙁

  11. hayal   06 Eylül 2011 at 20:55

    ne garip ya herkez bir aşk hikayesi yazmıs ayrılmıs barısmış hala inan varmı aşkaa…

  12. ela   10 Ağustos 2011 at 17:17

    SEFA+ELTAC
    ask
    eltac seni seviyorum hepde sevicem

  13. ela   10 Ağustos 2011 at 17:11

    selam arkadaslar.ben 17 yasindayim.ilk kez askik olmustum birisine.bir cafede gormusdum onu.her gun ayni cafeye ayni saatde gidiyodum ki onu goreyim diye.7 ay boyle surdu sadece uzaktanda olsa ona bakiyodum gozlerine baka biliyodum.7 ay sonra arkadasim beni cesaretlendirdi gidip konusdum ama ona arkadasimin ondan hoslandigini soyledim.o da bana ne dese hanimefendi ama ben sizden cok hoslaniyorum .7 ay buraya seni gormek icin geliyorum.bende her seyi itiraf etdim aslinda benim kendisinden hoslandigimi soyledim sevindi oda.sonra iste bulustuk filan bi seyler yapdik.sonra bir gun bana sms yazmiski sen yoluna ben yoluma.benimde qururum kirildi tabi ona hic bir cevap yazmadim aramadimda unutdum gibi.sonra bir gun karsima cikti baristik yeniden .bir gun arkadasimla sahile gitmisdik arkadasim bana sordu ona inaniyomusun diye bende inaniyodum evet inaniyorum dedim.oda inanma dedi bana.numarasini istedi benden deneyecekmis onu nasil baskasiyla konusuyomu diye.ben eve geldikten sonra benimki beni aradi.numarami senmi verdin baskasina diye sordu hayir dedim boyle 3 kere devamli sordu hayir deyincede oyle sert bi sekilde tamam o zaman hoscakal diye uzume kapatdi telefonu.ertesi gun kiz sevinc icide gelip bana dediki bne artik onunla sevgiliyim.o zaman kalbime bir hancer batirildi diye sandim kalbim oyle agridici.canim yandi.ben dayanamayip on aradim neden bana bunu yapdin diye bana hani sen vermemisdin numarami dedi.sen neden bana guvenmeyipde baskasina denetdiriyosun dedi bana hakli tabi.ben bunlari baska gunler kol kola goruyodum kiz gelip bana onunla nisanlanacaklarini dedi ona sordugumda ise boyle bisey olmayacagini dedi.biliyomsunuz insan sevdigini baskasinin kollarinda gordugunde nasil ici aciyor.helede bu arkadasi oluyosa.bu yakinlarda bulusdum onunla ayrilmislar coktan .onu hic sevmedigini soyledi bana inat onunla beraber oldugunu dedi bana .ama her seye ragmen ben onu seviyorum simdi askerde asker oldu.onu hala bekliyorum.ARKADASLA SIZE TAVSIYEM HIC BIR ZAMAN SEVGILINIZI DENEMEYIN HEMDE ARKADASINZLA

  14. gülbinn   28 Haziran 2011 at 15:50

    ben 11 yaşındayım.ama beni küçük bi aşık olarak görmeyin.benim ayrılık acım çoğunuzdan dahada acıklı.işte size gerçek yaşadığım hikayem:1.sınıftan beri onu çok sewmiştim.adı cem idi onu gerçekten o kadar çok sevmiştimki anlatamam.onu hep sewdim.onunda beni sevdiğini zannetmiştim.içimdi bi umut vardı.ama o umut çok geçmeden tükendi.o başkasıyla çıkıyodu melisayla.hemde melisa benim en iyi arkdaşlarımdan biri!o kadar çok üzüldümki ama yinede onu sewmeyi bırakmadım hep sewdim onu hep. 1.sınıf bitti 2,3,bittiler 4.sınıfa geçtik.işte 4.üncü sınıf benim hayallerimin biraz olsun gerçekleştiği ann..sınıfça sinemaya gittik sinemada yanıma oturdu.ve sinemada elimi tuttu.o kadar sevinmiştimki anltamam ne hissettiğimi hatırlayamıorum onunda beni sevdiğini anladım beni seviyodu evt ikimizde birbirimizi seviyoduk.sinema bitti okula geldik bana çıkma teklifi ediceğini sandım ama hyr etmediiiii o kadar çok üzüldümkiii yinede bekledim cesaret edemediğini sandım ama hyr etmemişti.ben cemi tanırım cem bişey yapıcaksa yapar asla vazgeçmez.amaa etmedi ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştım.bana ne demek istiyordu.ah bi bilsem cevap vericektim ama hyr olmadı onunla konuşmak istedim onu öğlen tenfüsünde arka bahçeye çaırdım.ne demek istiyosun dedim.beni gerçekten seviyomusun? dedim.bişey demeden koştu gitti.hala ne demek istediğini anlayamamıştımmm bu benim canımı çok sıkmıştı ama ne yapabilirdim….bilmiorum sustum hiçbişey yapmadımmm.ve 5.sınıf oldu sınıfta bi yılbaşı partisi olucaktı.çok heyecanlıydım.neyse işte gittim partiye çok eğleniodum.. durmadan dans ediyodum arkadaşlarımla beraber çoook eğlenioduk vee cemm beni çaırdı.bi gelirmisin dedi ve bana sana aşığım benimle çıkarmısın dediii.o an ne yapacağımı bileemedim.gülümsedim bendeeee die baırdımm.birbirimze sarıldık çok mutluyduk…ama benimle ilgilenmediğini ve hem melisayla konuştuğunu onunla ilgilendiğini gördüm ve ona bu ilişkinin bitmesi gerektiğini söyledi cem istemiordu ama ben bitti buraya kadarmış..dedim ama dediğime pişman oldum keşke demeseydim artık ayrılmıştıkk o kadar sevinmiştim ama 1 hafta sonra böyle oldu.ne yapabilirdim tekrar çıkma şansımız yoktu.onu sevmemeye çalışıyordum ama beceremiodum aklımdan çıkmıyodu sonra en yakın arkdaşım şevval bana aşık olan emirhan ve cem okulun çıkışından çıktık ve cem elimi tuttu..ben ve şevval etüte kalıyoduk ve bunu şevvalle söyledim ve şevval bana ceme aşık olduğunu söyledi.şoktaydım 5 yıllık arkdaşım 5 yıllık aşkıma aşık olmuştu..napabilirdim bilmiyodum ama şevval bana ondan vazgeçtiğini söyledi.inanmıştım.sonra etüt bitti eve geldim faceyi sçtım cem bana benimle tekrar çıkarmısın dedi.ben ne diyebilirdimki evt dedim.sana hala aşığım dedi bende bende hala aşığım dedim.tekrar çıkıoduk bu sefer gerçekten çok mutluyduk sınıf duymuştu bile.neyse işte bu böyle dewam etti ve bi gün banaa…. 6.sıınıfta burda olmayacğını bursaya gidiceğini ve oraya taşınnıcağını söyledi…ne kadar üzüldüğümü anlatamamm size o günden sonra hergün ağladımmmmmm acı çektim son ve sayılı günlerimizdi.ve balomuz oldu güzel geçti onunla dans ettik.. .son günlerimiz çabuk bitti..karne olmamıza 2-3 gün kalmıştı ona beni unutmaması için bişey yapmak istedim ona ablamla beraber bi albüm hazırladık albüme yazılar yazdım etiketler yapıştırdım günlüğümden bi kaç sayfa koydum resmimi koydum ona verdim oda bana bebeklikten kalma kolyesini verdi ve karnemizi almıştık onu son kez gördüm ve elweda dedim. ve gittik onu artık göremiyecektim ve şuan onu göremiorumm onu çok özledim ama görme şansım yok… ancak faceden msn den……. böyle bi aşk hikayem var işte beğenmenizi umuyorum bilmiyorum üzüldünüzmü,eski anılarızımı hatırladınız..beni ancak bunları yaşayan bilir.. sevgilerim ve saygıla gülbin………..

  15. kadir olgun   25 Haziran 2011 at 14:38

    kısa ve öz ayrılık ölümdür içmede sarhoş olmaktır

  16. Rüveyda   31 Mayıs 2011 at 14:32

    arkadaşlar ben 14 yaşındayım.liseye başladıgımda herşey anlamsızdı o bile….zamanla onu tanıdım ve aşık oldum. ilk defa aşk duygusunu tadıyodum ve nasıl davranıcamı bilmiyodum.arkadaş bile deyildik beni bilmiyordu.en yakın arkadaşımla bu duyguyu paylaştım.arkadaşımla herşeyi birlikte yapardık tenefüslerde birlikte dolaşırdık o bana bakardı yada ben öyle zannediyordum 1 sene oldu sonunda neden bana yani arkadaşıma baktını anlamıştım o arkadaşımı seviyordu.Bu kelimeleri söylemek çok koyuyor.ilk defaydı ve buda arkadaşıma ayitti………..

  17. öznur   24 Mayıs 2011 at 11:29

    kızın bana söyledikleri o kadar canımı acıttiki o gece sabaha kadar ağladım teli ona ver dediğimde ise duşta demesi bitirdi beni o insanla hayaller kurdum yalanmış bilemedim böyle insanlar varken bi nasıl güvenecem nasıl inanacam bilmiyorum ben o kişileri allaha havale ediyorum

  18. öznur   24 Mayıs 2011 at 11:24

    ben şuan 20yaşındayım ve bi defa evlendim ayrıldım daha sonrasında çalışmaya başladım o sıralarda yeni hat ve yeni bi tel aldım bigün iş çıkışı eve dönerken telefnum çaldı açtım yalçın diye birisi arıyodu benim her zaman geçtiğim yolun üzerinde bi dükkanı varmış ve beni görüyomuş hergün geçerken. benden hoşlandığını ve tanışmak istediğni söyledi benim hakkımda herşeyi bildiğini söyledi ben olmaz dedim başlarda ama sonra vazgeçmiycem dedi kabul ettim kafede buluştuk snraları tanıştık çk sevdim onu 8ay oldu herşeyi yaşadık ve askere gidecekti ve şuan gitti ama gitmeden öyle bi acı bıraktıki başkasını sevdiğini söylüyodu gecenin bi körü kızın biri beni aradı onun telinden lanet ettim o an

  19. sema   02 Mayıs 2011 at 19:26

    2011 açlışını bn ypym bari .)

  20. bahar   04 Nisan 2011 at 01:51

    merhaba öncelikle yasananları okudukca inandım ben 15 yasında bırını sevdım onun benı sevmedıgını bıle bıle herseyımı benlıgımı ona verdim 4 sene sevdım hıc bır karsılık beklemeden sonunda koptuk onume gelenle cıktım unutmak için ama olmadı ne zaman yanlız kalsam o aklımda onu ozluyorummmm simdiki ilişkimde ise hep ıhanete ugruyorumm nu bana ılk askımı daha cok sevmemı saglıyorrr. cok mutsuzumm ve simdi 22 yasındayımmm

  21. ze   03 Mart 2011 at 14:41

    ben daha 19 yasindaydim, koleje gidiyordum cok mahsum bir genc kizdim pek disariyla ilgim olmazdi okul ev arasi gidip gelirdim butun bos zamanlarimi ailemle ve derslerimi yapmakla gecirirdim.
    bir gun orta okul arkadasimla karsilastik o benden cok daha farkli biriydi onun hayata bakis acisi benimkinden cok daha farkliydi ama tek arkadasimdi ve tekrar hep gorusmeye basladik oda nisanlisindan ayrilmisti, birgun bana hadi gel konsere gidelim dedi, bende olmaz izin alamam demistim bana bir yalan uydur seni aksam alirim dedi bende hic cikmadigim icin aileme yalan soyledim bi is buldum diyerek evden ciktim, benim hic yalan soylemedigimi ildikleri icin suphesiz inandilar, ve gittim arkadasim erkek arkadasiyla ve sevgilisinin bi arkadasiyla gelmisti amaci beni onunla tanistirmakti, cok sikilmistim ilk kez boyle bir durumla karsi karsiyaydim ona kizmistim ama bir kez binmistik o arkadasin arabasina, cook yakisikliydi gozlerimi ayiramiyordum ama endime yapma dedim bunu yapamazsin dedim hep gozlerimi cekiyordum onan oda araba surerken bana bakiyordu, neyse konsere gittik aksine orda aile dostumu gordum ve acilen cktik erken oldugu icin bir parka gidip biseyler aldik icmek icin, orda oturduk ve ictik, arkadasim sevgilisiyle dolasmaya cikti ben ve o kalmistik, oda gezelim diyince kirmadim zaten oturunca pek bisey konusulmuyodu, gezdik o bana kendinden bahsti bende ona kendimden ve ailemden bahsettim tam iki saat boyunca konustuk ondan cok etkilenmistim.
    arkadaslarla tekrar bir araya geldik beni eve biraktilar, ertesi gun benim bir is gorusmem vardi eger ise alinirsam kutliyacaktik hep birlikte soz vermistik birbirimize, ertesi gun oldu ve gorusmem cok iyi gecti hemen orda ise alindigimi soylediler, o sirada hemen arkadasi aradim ve evet alindim dedim bir saat sonra gorustuk hep birlikte bana sampanya getirmislerdi kutlamak icin sonra arabaya bindik ve gidip piknik malzemeleri alip parka giddik piknik yapmak icin, cocuk bana dolasalimmi dedi bende tamam olur dedim, dolastik yine bol bol konustuk bana senden cok hoslandim dedi elini tutabilirmiyim diye sordu sanki oyle biseydiki karsi koyamiyordum bende ondan cok etkilenmistim, elimi verdim elele gezdik cok guzeldi gulduk eglendik cok tatliydi gulusu okadar guzeldiki suan hala aklimda.
    bir telefon geldi arkadasim hemen gelin idiyoruz dedi sevgilisiyle tartismslar ve orda iliskilerini bitirmisler ben cok uzulmustum birdaha onu goremiyecektim diye korktum, neyse arabaya bindik ve tekrar evlerimize donuyorduk, bana telefonunu uzatti numarani yazarmisin dedi oda anlamisti belki biredaha gorusemeyiz diye ben anlamamazliktan gelip aladim telefonu arkadasim arkada aldi ve numarami ekledi telefonuna artik beni eve birakmisti onu hep dusunuyordum birden bana bi msj geldi ve oda duygularini bana yazdi ondan sonra hersey cok guzel geciyordu her gun nerdeyse blusuyorduk hep telefonda gorusuyorduk ona asik olmustum gozlerim hic birseyi gormuyordu sanki ondan baskasi yoktu bu ayatta.
    bu sure boyle gecti arkadasimla pek fazla gorusemiyordum cunku butun zamanimi onunla harciyordum aileme daha fazla yalan soylemeye basladim ve zaman gectikce bu yalanlarim cogaldi, artik cuma gunleri ve geceleri onunl kaliyordum onun odasinda birlikte.
    birgun hic planlamamistik ama birlikte olduk bir tarafta uzuluyordum evlenecegim kisiyle olmadi diye bir taraftada sevdigim deli gibi asik oldugum adamdi nasil olsa evlenecektik diyordum.
    artik karar vermistik arada iki yil gecti ve ailemize acmaya karar verdik ha bu aradada arkadasimla tamamen koptuk o bana o iyi biri degil sakin evlenme diyordu ama benim gozlerim kordu onu cok seviyordum oda beni cok seviyordu bunu biliyorum tek sucu esrar icmesiydi ve ailesinden uzak tek basina buyumesiydi ben biliyordum evlendigimizde degisecegini, ailem cok karsi cikti babam benimle konusmadi ama ne yapip edip evlendim, iste olanlar o gunden sonra oldu.
    pek fazla calismiyordu malesef cok sinirli asabi biri olmustu yada zaten oyleydide ben ciktigimizda GORMUYORDUM.
    ama yinede kabullenmistim cunku onu cok seviyordum ona deli gibi asiktim malesef pek fazla iyi gunlerimiz olmadi, simdi burda tum olanlari yazsam safa yetmez ozetten gececegim, ben calisiyordum oda arada bir o sekilde geciniyorduk benim meslegim cok iyi bir meslekti.
    pek fazla insan icine girmiyordu kimseye gidip gelmek istemiyordu ne bir dugun ne bir eglence ne bir ziyaret bende bu sekilde buyumemisim biz hergun bir yerdeydik aile baglarimiz cok saglamdi kopmazdik hic, bu sefer ailede baski geldi bana neden bizim icimize girmiyor neden calismiyor vb….
    neyse baktim esim pek fazla evliligimizi bir arada tutmuyor bir gun hamileyim ve esrar parasi bitmis benden para istiyor cok az bi param vardi onunla dogmamis cocuguma kiyafet alacaktim.
    ustelik benim hesaptan baya bi miktardan para borc alip kumara vermis sinirden ben hayir dedim ve bir birimize girdik beni cok dovdu bende aileme geri dondum, neyse dayanamayip bir kac hafta sonra tekrar dondum evime ondan BEN nedense yine ozur diledim onu cok seviyordum biliyorum bu hikayeyi okudugunuzda guleceksiniz bana ama gercekten onu cok seviyordum oglum dogdu cok tatli bi bebekti bir ay cok mutluyduk ve sonra yine olan oldu malesef hep huzursuzluk vardi evin icinde,
    oglumun bir yasindaki dogum gununde sonra bana en kotu seyi yakistirdi onu aldattigimi imma etti baskalarindan duymus duyduklari kisileride biliyorki bizi sevmiyor ama inandi onlara malesef bende gel esyalarini al cek git dedim ve oyle ayrildik.
    sonra kac kez bir araya gelmeye calistik ama olmadi hala esrari birakmamisti ve biliyordumki esrar onu mahfediyordu oglumun oyle bir ortamda buyumesine razi olamadim onu sevdigim halde terkettim.
    aylar yillar gecti biz barismadik o kendi hayatina dondu bende kendi hayatima oglumla birlikte yasiyorduk bir gun karsima cok iyi biri cikti benimle birlikte olmak istedigini soyledi ilk basta olmaz dedim asla evliligi dusunmuyorum demistim sonra onunla baya bi cikmaya basladik ve oglumu cok seviyordu cok iyi bir insandi ona asik degildim ama insanligini sevmistim, nisanlandik ve evlendik simdi uc yillik evliyim, esim cok iyi bir insan onun gibisi yoktur diyebilirim ogluma karsi gercek bir baba, oglum gercek babasini gormuyor dogrusu babasi gormek istemiyor ne yapalim bunada boyun buktuk ama nedense hergun aklmda onun askini hala unutamadim oda evli ve esini cok seviyormus oyle duydum, ben unutamadiysam o nasill unutmustur diyorum bzim askimiz dunyalara sizmazdi herkes bizi leyla ile mecnun derdi gozlerimizdeki aski gorurlerdi nasil olduda boyle olduk nasil oluyorda simdiki esine bukadar asik anliyamiyorum ben esimi seviyorum ama ona asik degilim ben ilk esime asik oldugum gibi kimseyi sevmedim bir tek o.
    ite benim hikayemde bu hergun yuregim sizliyor onunla yasadigim anlarim geliyor aklima onu cok seviyordum ve seviyorum.

  22. Tufan   16 Şubat 2011 at 18:14

    yaklasık 3 ay önce telefondan tesadüf eseri bi kızla tanıstm kısa süredede arkadas olduk aynı semtte oturdgumuzu söyledi sasırdım acıkcası. Bulusalım dedi bulustuk ilklerde cok sıkı bi dostlugumuz vardı zamanla bu bnde aska dönüştü acılmak istiodum acılamıodum bnden uzaklasır ondan uzak kalırım diye korkuyordm. ama ona bu kdr yakın olupta uzak kalmayada dayanamıodum bi gece 3 gbi onu sevdigimi mesaj olarak gnderdm sabaha kdr uyuyamamıstm sbh 10 suları gbi ndn bu kdr cok bekledin bnde seni seviorum dye bi mesaj geldi sevincten havalara ucayodum.. bni sevdigine o kdr cok inanıyodum ki bu ilişkinin birgün bitecegi aklımın ucundan bile gecmemişti.. bi pazartesi aksamı ondan mesaj geldigini grdüm bn ayrılmak istiorum yazıyodu bn üzüldügümde yanımda göz yası döken bn sensiz yapamam askım diyen insan yazmıstı bunu cok sasırdım gzlerimdem yaslar döküldü o an.. ayrılalı yaklasık 1 ay oldu onu hala cok özlüyorum unutamıorum biriyle cıkmaya baslamıs bn ondan sonra kmseyle cıkmadım cıkamadım denedim olmuo bna sigarayı bıraq askım cok içiyosun diyodun yha artq 2 paket içiyorum içki içmeme kızıodun sensizligimi onla unutuorum artk..

  23. onur   11 Şubat 2011 at 23:44

    YAŞANDI VE BİTTİİ..

  24. serseri   07 Şubat 2011 at 20:36

    aşk nedir ki aşk bn aşık oldum da n oldu acılar dertler sırdaşım oldu herkese tk bir tavsiyem var sakjn ama sakın aşık olmayın her aşkın sonu belli yaşım daha 19 ama bu yaşımda hayat a yenik düştüm ona aşkımı elimden geldiği kadar belli ettim ama o ayrılırken bana tek birşey dedi =parasızlarla işim olmz = dedi ve güldü işte bn o günden beri yaşamaya dair tek bir neden bulamıyorm ……. işte bn im hikayem bu

  25. hilal   02 Şubat 2011 at 21:54

    üniversite 2.sınıfa gidiyordum bölumumden memnun olmadıgım icin tekrar hazırlanmaya basladım okudugum sehırde bı dershaneye yazıldım.tek derdım istedıgım bolumu kazanıp gıtmektı bu yuzden de pek kımseyle alakam yoktu.sınıfımdakı insanlları bıle tanımıyordum tanımayada nıyetım yoktu.hersey arkadaslarımdan bırının sınıftakılerden bırınden hoslanmasıyla basladı.onu pek tanımıyordum bıldıgım kadarıyla sımarık zengın bı tıptı o yuzden de sınır oluyordum arkadasım gıdıp onunla konusmamı soyledı.bende kıramadım ve gıdıp soyledım o ıse ondan hoslanmadıgını baska bırınden hoslandıgını soyledı.bende arkadasıma onunla konusamadıgımı soylemek zorunda kaldım.onunla konusurken hayatımda kımseye duymadıgım bı yakınlık hısstettm o andan ıtıbaren hıcbısey eskısı gıbı olmadı arkadasıma ragmen onunla cıktım.o kadar mutluydum kı cewremdekı herkes tarafından fark edılıyodu adeta gozlerımın içi guluyordu.beraber cok iyi vakıt gecırıyorduk ask dedıklerı buydu galıba. cok zengındı arabasıyla gıdıp gelırdı ablam ondan ayrılmam gerektıgını onun ıcın sen bı hewessın hewesı kactıktan sonra bırakır dıyordu ama ben onu hıc dınlemıyordum.her defasında benı cok sewdıgını bana asık oldugunu benı asla bırakmayacagını soyluyordu.bende buna dayanaraktan hıc uslu durmuyordum goturdugu yerlerı begenmeme ragmen begenmedıgımı onun hıc romantık olmadıgını odun oldugunu bıle soyluyordum. kawga dowus aradan dort ay gectı aramızda bı sogukluk wardı ama yınede benı bırakmayacagını dusunuyodum.bı hazran gecesı “BİTSİN”diye bı mesaj geldı o an dunya basıma yıkıldı yakwardım ona benı bırakmasın dıye ama dınlemedı bıle huzur ıstedıgını benleyken bı gelecegının olmadıgını seyledi.we ayrıldık.bı kac gun sonra kantıne gıttım onu eskı kız arkadasıyla gordum o an bı kere daha yıkıldım.hayatımda kımseye duymadıgım kıskanclıgı o kıza duydum cıldırdım bittım öldüm öldürdü beni.meger o kızla tam iki yıl cıkmıslar sırf o kızı kıskandırmak ıcın benımle cıktı amacınada ulastı ama unuttugu bı sey wardı kalbı kırık bı kızın ahını aldıgını.gunler gecıyo aylar gecıyo ondan hıcbır haber alamıyorum.kahretsın kı onu hala cok sewıyorum ama ona olan nefretım sewgımden daha buyuk…dılerım bana cektırdıgın acıların aynısını sende yasarsın…

Leave a Reply

Your email address will not be published.