Kısa Fıkralar

Reklamstore Reklamları

Kısa Komik Fıkralar – Kısa olarak sizlere özel hazırlanmış kısa fıkralar sayfamızda gülmekten kırılacak beğendiğiniz değişik fıkraları kendinizde ekleyebileceksiniz. Buyrun Kısa Fıkralar;

Bisküvi

Acemi er, levazim basçavusuna yakinir :-Basçavusum, bize yemekte ördek böregi vverdiler. Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu. O halde? diye yanitlar basçavus.Seen hiç asker bisküvisi yedin mi?-Sey…yani evet, basçavusum. -Içinden hiç asker çikti mi, ulan!

Akşam Yemeği

akşam yemeği sırasında askerin biri koşarak komutanının odasının kapısını çalarak içeri girmis ne oldu asker diye sormuş komutan.komutanım bugün böreğin içinden biraz toprak çıktı demiş. oğluum demiş sen hiç tavşan böreği yedin mi demiş.yedim komutanım demiş asker.peki içinden hiç tavşan çıktı mı diye sormuş sinirlenerek.asker de iyi de komutanım biz de buraya vatan toprağı yemeye gelmedik demiş.

Barbie Boşanmış

Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.Satici – Hangisi beyim ? ve devam eder :- Barbie spora gidiyor 19.95 usd- Barbie alisverisde 19.95 usd- Barbie discoda 19.95 usd- Barbie plajda 19.95 usd- Barbie bosandi 265 usdAdam sasirir.-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?Satici cevaplar :- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken’in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.

Diktatör

Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış.Diktatör arkasını dönüp:’Kim hapşırdı demiş:’ Askerler korkudan bir şey söyleyememiş. Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş.Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş. Diktatör kim hapşırdı deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdıgını soyleyememiş.Bunun uzerine diktator ikinci sırayı kursuna dizmiş.Biraz sonra yine birisi hapşırmış.Diktatör arkasını donup sormus kim hapşırdı diye. Bi asker ben hapşırdım demiş .Diktatör general askere dönüp:Çok yaşa demiş

Ucuz ve tatlı

Müller akşama do ru Hamburgda bir otele yerleştikten sonra, soka a çıktı. Geceyi e lenerek geçirmek istiyordu. Bir taksiye bindi, şofor sarışın ve güzel bir kızdı. Ona: – “Beni bu gece en ucuz ve en tatlı e lenece im bir yere götürün,” dedi. Şoför kız: – “En ucuz ve en tatlı&”, dedi ve hareket etti.

Sıfırdan

Bir kadınla en çok kimin birlikte olabilece i konusunda bir yarışma yapılıyormuş, dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış. Nam-ı Kemal de oradaymış. Her postadan sonra da duvara çarpı atılıyormuş. Alman başlamış 1,2,3.. tıkanmış. İngiliz başlamış 3,5,7.. o da tıkanmış. Fransız 15,20.. derken o da kalmış. Bizim Nam-ı Kemal başlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor. Bakmış kadın iş kötü, Nam-ı Kemal’in duraca ı yok, 95.yi yaparken “yok efendim bu 94.” diye tutturmuş. Nam-ı Kemal, “Olur mu hanfendi 95 oldu, burada boşuna mı çarpı atıyoruz, sayıyoruz” dese de kadın dinlemiyor, “hayır bu daha 94.” diyormuş. En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış: – “Başlarım şimdi çarpına da sana da, sil hepsini sıfırdan başlıyoruz.”

Eczacı baba

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yeme e davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye u rar. Eczacıya: – “Bana prezervatif verir misiniz?”, der; eczacı da ne yapaca ını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gidece ini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yeme e başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocu a, “ben senin bu kadar dindar oldu unu bilmiyordum”, der. Çocuk da kıza: – “Ben de senin babanın eczacı oldu unu bilmiyordum!!!”

Temel ve Maymun

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir e itim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay meki ine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel’in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildi i gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: “Yerküre ile ba lantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik de erlerini aşa ıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek…” diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : “Maymunu iyi besle

Stil

Ö retmen ö rencilere soru soruyor: – “A açta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. A açta kaç kuş kaldı?” Biri cevap veriyor: – “4 kuş kalır.” Başka bir çocuk da hemen atılır: – “Hayır ö retmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, a açta hiç kuş kalmaz…” Ö retmen bunun üzerine: – “Cevap yanlış ama stilini sevdim”, der. Çocuk buna karşılık verir: – “Ö retmenim, ben de bir soru sormak istiyorum… Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak… Bu bayanlardan hangisi evlidir?” Ö retmen düşünüyor, düşünüyor… – “Emerek yiyen evlidir”, diyor… Çocuk cevap veriyor: – “Hayır ö retmenim, parma ında alyansı olan… Ama ben de sizin stilinizi sevdim..”

Kaykay

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu mele i birincisine sorar, “Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?” Adam yanıtlar; “Evet, asla bir başka kadına bakmadım.” Sorgu mele i, “Şuradaki Rolls-Royce’u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin..” Sorgu mele i ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; “Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni ba ışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık.” Bunun üzerine sorgu mele i, “Şuradaki Mercedes’i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın..” der ve üçüncü adama da sorar, “Karını hiç aldattın mı?” Adam yutkunur ve şöyle der; “itiraf edeyim ki; buldu um her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birço u ile beraber oldum. Üzgünüm.” Sorgu mele i; “Ehh” der, “Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos’u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın.” Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce’unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturdu unu görürler ve şaşırırlar. “Heyy! ne oldu sana?” der ikinci adam, “Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?” “Bugün karımı gördüm!” der birinci adam. Di erleri; “Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?” diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, “Kaykay’la dolaşıyordu…”

Sobadaki hikmet

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden ya mur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sı ınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabilece ine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, “adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”; fizikçi, “adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sa lamak istemiş”; jeolog, “burası tektonik hareketlilik bölgesi oldu undan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sa layarak yangin olasılı ını azaltmayı amaçlamış”; matematikçi, “sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sa lamış”; antropolog, “adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş”. Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: – “Boru yetmedi.”

Açım

Dursun bir kıza aşık olmuş.
Aşkındandan şiir yazmış. Şiiri:

Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Ö lenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü seni
düşünüyorum
Geceleri uyuyamıyorum.
Çünkü açım.

Annem Gel Dedi

İlkokul ö retmeni sınıfta Cennet’e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel’cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar,
- Sen gitmek istemiyor musun?
- İster idum ama anacı ım okuldan sonra hemen eve gel dedü.

GARDOLAP

Kadının Rüyasında Konuşması Kocasını Korkutuyor.
Genç karı koca yataklarında uyurken kadın rüyasının etkisi altında;
eyvah kocam;
diye bagırmış kocası uyku sersemi fırlayıp gardolaba saklanmış.!

İki Hafta Önceydi

Kız nişanlısını eve çağırdı :
-Otur Ali`ciğim.Evlenmeden önce tüm mazimi sana açıkça anlatmalıyım.
-İyi ama hayatım iki hafta önce anlatmıştın ya…
-O iki hafta önceydi hayatım.

Temel Sempatik Olursa

Temel Cemal’e anlatıyormuş:
- Bi herif bana çok sempatiksiniz dedi.
- O ne demektir?
- Pek pilmeyrum ama her ihtimale karşi furdum oni.

Evlenene Kadar

Genç çocuk babasına ‘Baba Afrika’nın bazı
yerlerinde erkeğin evlenene kadar karısını
tanımadıgı doğru mu?’
‘Evet ama oğlum bu her ülkede böyle.

KAŞINTI
Adam melon şapkasının üzerinden kafasının
kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına
giderek:
- Afedersiniz, siz Laz mısınız?
- Evet, neden sordun?
- Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya
çalışıyordunuz da.
- Ne olmuş yani?! Sen popon kaşınınca pantalonunu
mu çıkarıyorsun?

BEYINSIZ
Bir Ingiliz doktor diyor ki : Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve baskasina koyariz ve onu alti haftada is arayacak hale getiririz.
Alman doktor diyor ki : Bu hiç birsey diil; biz bir adamin beynini çikaririz ve baskasina koyariz ve onu dört haftada savasa hazir hale getiririz.
Amerikali doktor da diyor ki ; Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldik ve beyazsaraya koyduk. Simdi ülkenin yarisi is ariyor , yarisi da savasa hazirlaniyor.

BIZIMKI

Dul bir adamla dul bir kadın evlenirler. Bunların önceki evliliklerinden birer çouğu vardır. Evlendikten sonra bir çocukları olur.

Çocuklar bir gün bahçede oynarlarken kavgaya tutuşurlar. Evin penceresinden durumu farkeden hanım eşine bağırır.

- Bey çabuk gel, çocuklar kavga ediyor.

Adam seslenmiş:

- Kimle kim kavga ediyor?

Kadın cevap vermiş:

- Seninki ile benimki bir olmuş bizimkini dövüyorlar.

TEMEL ILE DURSUN
Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmistir.
Polis olay yerine geldiginde görür ki, arabalar sapa saglam, Temel ile Dursun’un agzi burnu dagilmis. Polis sorar:
– Anlat Temel. Olay nasil oldu?
– Komserum… Hava sisli oldugundan kafami pencereden çikarmis öyle gideydum. Megersem Tursun da karsidan öyle geleyirmus…

KAFA KARIŞTIRMA
temel’e sormuşlar: Temel, birinin kafasını karıştırmak için ne dersin?

Temel “54″ demiş. Soran kişi merak etmiş: Ya niye 54 dedin durduk yere?

Temel açıklamış: Bak gördün mü kafan nasıl karıştı.

TÜCCAR
Garson,bifteği zorlukla kesmeye çalışan müşteriye,yılışık yılışık gülerek sorar:

“Nasıl buldunuz?”

- Müşteri,yarı kızgın,yarı alaylı:

“Bizim meslekte buna birinci kalite denir.”

“O halde siz kasap olmalısınız.”

“Hayır,kösele tüccarıyım

IKI KILO YETER
Adamin biri, Kayseriliye sormus : -Bir esegi boyamak için kaç kilo boya gerek! Adami bastan ayaga süzen Kayserili : -Senin boydaki bir esek için iki kilo yeter!

ANTRENOR DURSUN
Boksör Temel iri yapılı rakibi ile maç yapar.1.rauntta rakibi temeli epey haşlar.1.raunt sonunda Temel köşesine gider.antrönörü Dursun moral vermek için Temele sen dövüyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider.Dursun yine aslanım Temel adamı parçaladın der.Temel güç bir şekilde dursuna bakarak ben mi dövüyorum der.Dursun evet sen dövüyorsun der.Temel:öyle ise etrafa iyibak başka birisi beni fena halde dövüyor!

AÇIM
Dursun bir kıza aşık olmuş.
Aşkındandan şiir yazmış. Şiiri:

Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Öğlenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü seni
düşünüyorum
Geceleri uyuyamıyorum.
Çünkü açım.

TEMEL
Temel bir gün Dursun’un evine misafirliğe gitmiş.Yatma zamanı geldiğinde Dursun demişki;
-”Bak Temel evde bir tane tuvalet vardır.Eğer ihtiyacın varsa şimdi yap.Çünkü bütün gece boyunca yapamazsın.Tuvalete geçmek için yattığın odadan bizim odaya geçmen gerekli.Beni ve ve Fadime ‘yi rahatsız edemezsin” demiş.
Temel şöyle bir düşünmüş.İhtiyacının olmadığına karar vermiş.Herkes yatmış.Fakat Temelin bağırsakfaliyetleri onu son derece rahatsız etmeye başlamış.Ne yapsın.Tuvalete gidemez.Odanın penceresini açmış bakmış ikinci kat.O sırada pencerenin pervazında duran saksıyı görmüş.Almış onu içeriye,çiceği toprağıyla beraber çıkarmış ve büyük tuvaletini yaparak saksıyı toprağıyla ve çiceğiyle beraber yerine koymuş.Ve tekrar rahat bir şekilde uyumuş.Ertesi sabah herkes uyanmış ve vedalaşmışlar.Aradan 3 ay geçmiş ve Temel , Dursundan bir mektup almış.
-”Ulan Temel nereye yaptıysan söyle ,üç ev değiştirdik hala koku çıkmadı.

TANIŞMAK İÇİN

Paris’te karşı kaldırıma geçmek için yeşil ışığın yanmasını bekleyen güzel kızın yanına yaklaşan delikanlı:
- Pardon matmazel, Georges Duval adında bir genç tanıyor musunuz?
- Hayır, ne yazık ki tanımıyorum.
Delikanlı gülümsedi:
- Öyleyse onunla tanışmak ister misiniz?

ARARSA
Hafif mesrep kadina sorarlar:
- Sevisirken kocanizla konusur musunuz?
Kadin siritarak cevap verir:
- Ararsa neden konusmayayim?

VICDANININ SESI
Doktor John hastasiyla atesli bir seks yaptiktan sonra, oturup düsünmüs:
- “Keske yapmasaydim ama olsun.. Tüm doktorlar meslek hayatinda hastasiyla yatmistir” Der ve kendini avutmaya çalisir.
O sirada vicdanindan bir ses gelir:
- “Ama John sen bir veterinersin.”

IKI DENIZCI
Iki denizci oturmus sohbet ediyorlar;
- Sana iki haberim var, biri iyi, digeri kotu.
- Once kotusunu soyle.
- Biz seninle zamanimizin cogunlugunu seferde gecirirken karilarimizin dostlugu cigrindan cikti, ikiside lezbiyen oldu!.
- Vay canina!, Peki iyi haberin nedir?.
- Senden hoslaniyorum!…

MINI ETEK
Temel Dursun’a arabasinin öyküsünü anlatiyordu:
- “Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip,
- ‘Benden ne istersen alabilirsin’ dedi, ben de arabasini aldim.
Dursun : – “Iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hi? yakismazdi.”

YÜZÜNÜ KAPAT
Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel’in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden. Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O’nu goren babasi bagirmis:
- “Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?”

Tags: , , ,

Bu yazimiza yorumunuzu ekleyebilirsiniz Buyrun